KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/17353 E., 2013/882 K.·Mahkemesi :ticaret Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Ocak 2013
Karar Metni
309 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18/11/2009 gün ve 2009/92-2009/550 sayılı kararı onayan Daire’nin 27/10/2011 gün ve 2010/2691-2011/14601 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı şirketten olan alacağı için icra takibi başlattığını, takibin kesinleşmesi üzerine davalı Banka nezdinde bulunan hesaplarına haciz konulması istemi ile davalı bankaya haciz ihbarnemesi gönderildiğini, ancak davalı bankanın borçlu şirkete verdiği çeklerin karşılıksız çıkması ihtimaline karşılık bankanın çek hamillerine ödemek zorunda kalacağı bedel nedeniyle hesaptaki paraya bloke koyduğunu, oysa doğmamış bir alacak için hesaptaki paraya davalının bloke koymasının doğru olmadığını ileri sürerek, borçlu şirketin hesabında bulunan paranın icra dosyasına ödenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, borçlu şirket ile müvekkili banka arasında düzenlenen kredi sözleşmesi gereğince doğmuş ve doğacak borçlar nedeniyle bankanın rehin hakkı sahibi olduğunu, hesaptaki paraya da bu nedenle bloke konulduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, haciz ihbarnamesinin tebliğ edildiği tarih itibariyle davalı bankanın borçlu şirketten muaccel bir alacağının bulunmadığı, bu nedenle hesaptaki paraya bloke koyma hakkının bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 27.10.2011 günlü ilamıyla onanmıştır.
Davalı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/17353, K. 2013/882, 17 Ocak 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama