KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/17354 E., 2013/15243 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Eylül 2013
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
508 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bursa 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24.09.2012 tarih ve 2012/61-2012/37 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, bir alışveriş sırasında ödeme olarak aldığı keşidecisi ... olan, 30/07/2005 keşide tarihli, 8000429 çek no'lu, 13.800,00 TL bedelli davaya konu çekten dolayı davalı bankaya sorarak bilgi aldığını, çekin sağlam ve problem yaşamayacağı hususunda bilgi verilmesi üzerine bu çeki ciro yolu ile ...isimli şahıstan aldığını, ancak 30/07/2005 tarihinde bankaya ibraz ettiğinde karşılıksız ibaresi vurulduğunu, bu çekten dolayı icra takibi yapıldığını, fakat keşideci borçlu ... tarafından açılan menfi tespit davasının kabul ile sonuçlanarak kesinleştiğini,
davaya konu çekin sahte kimlik ile davacı bankaya müracaat edilerek açtırılan hesaptan verilmiş olduğunu,davalı bankanın gerekli araştırmayı yapmadan çeki verdiğini, bundan dolayı meydana gelen zarardan sorumlu olduğunu, Bursa 3. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2006/2227 esas 2007/2165 karar sayılı ilamında emsal olan bir olaydan dolayı bankanın %70 kusurlu olduğuna karar verildiğini iddia ederek fazlaya dair talep hakkı saklı kalmak üzere çek bedelinin %70 i olan 9.660,00 TL'nin 30/07/2005 tarihinden itibaren işleyecek faiz ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; zarara ve faile ıttıla tarihinden itibaren 1 yıl geçtiğinden dolayı davanın zaman aşımına uğradığını, dava konusu çekin keşide edildikten sonra bir çok ciro gördüğünü, davalı banka ile meydana gelen zarar arasında illiyet bağı bulunmadığını, bunun haricinde bütün borçlulara yönelik olarak icra takibinin sonuçlandırılmadığını, çekte cirosu bulunan... hakkında herhangi bir işlem yapılmadığını, aciz vesikası alınmadığını, bu sebeple takibin henüz semeresiz kalmadığını, bundan dolayı davalı bankadan talep edilebilecek bir zararın mevcut olmadığını, ayrıca davacının basiretli bir tacir gibi hareket etmediğini ödeme olarak 3. kişiden çeki alırken gerekli araştırmayı yapmamış olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, bankanın sorumluluğuna gidilebilmesi için öncelikle zararın oluşmuş olması gerektiği, buradaki zararın çeki keşide eden ve ciro eden borçlulara takip yapılıp sonuç alınamadığı takdirde veya sonuç alınmasının mümkün olmadığı takdirde bankadan talep edilebileceği bir zarar olduğu davacının keşideci ve diğer cirantalara yönelik olarak takip yaptığı, çek keşidecisi olarak gözüken ...’ın açmış olduğu menfî tespit davası ile sorumluluktan kurtulduğu için ondan tahsilat yapılmasının mümkün olmadığı,
ciranta ...yönünden takibin kesinleştiği ancak herhangi bir tahsilat yapılamadığı,ancak davacı tarafından takip yapılan ciranta... hakkında icra dosyasında takibin semeresiz kalması için gerekli işlemlerin yapılmamış olduğu, bundan dolayı alacağın tahsilinin mümkün olmadığı durum meydana gelmediğinden davalı bankaya müracaat etmek ve davalı bankanın sorumluluğuna yöneltilecek bir zararın da oluşmadığı, davanın erken açıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/17354, K. 2013/15243, 9 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama