KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/17377 E., 2013/17274 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Ekim 2013
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
356 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Eskişehir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 21.04.2010 tarih ve 2010/109-2010/136 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 5811 Sayılı Bazı Varlıkların Milli Ekonomiye Kazandırılması Hakkında Kanunun 3. maddesinin 2. bendi uyarınca yasal defterine kaydettiği taşınmaz için pasifte açtığı özel fon hesabının sermayeye ilavesi için yaptığı başvurusunun, şirketin yasal defterlerine kaydedilebilmesi ve pasifte fon hesabı açılabilmesi için taşınmazların tapu kütüğünde şirket adına kaydedilmesi gerektiği gerekçesi ile reddedildiğini, söz konusu Yasada sermayeye ilave edilecek olan şey taşınmazlar değil fondaki tutarlar olduğundan tescil mecburiyeti bulunmadığını ileri sürerek Ticaret Sicil Memurluğunun ilgili işleminin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı temsilcisi, uyuşmazlık hususunda görüşü sorulan Sanayi Ve Ticaret Bakanlığının sermayeye ilave edilecek taşınmazların şirket adına tescilinin zorunlu olduğunu bildirdiğini, Yasada “Bilanço esasına göre defter tutan mükellefler, bu Kanun hükümlerine göre 213 sayılı Kanun uyarınca kanuni defterlerine, taşınmazlar dışındaki varlıklarını banka ve aracı kurumlardaki hesaplara yatırmak suretiyle kaydederek pasifte özel fon hesabı açarlar.” denildiğini, taşınmazlar hakkında da ayrı bir uygulama belirlendiğini, taşınmazların devrinin Türk Medeni Kanunu ve Tapu Kanunu çerçevesinde resmi şekilde yapılmadıkça hüküm ifade etmeyeceğini, sermaye artırımına konu olmak üzere beyan edilen taşınmazın resmi senetle devredilmemiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, öz sermayede yer almayan bir taşınmazın sermayeye ilavesi suretiyle sermayenin güçlendirilmesi bağlamında, 5811 sayılı yasanın 3. maddesinin 2. fıkrasında taşınmaz dışındaki varlıkların fon hesabına kaydedileceğinin belirtildiği, taşınmaz mülkiyetinin şirkete intikal ettirilmesi gerektiğinin ön görüldüğü gerekçesiyle; itirazın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/17377, K. 2013/17274, 2 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama