KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/17506 E., 2013/15783 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Eylül 2013
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
343 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 08/06/2012 tarih ve 2010/354-2012/391 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalılara para yatırdığını, bu paranın her istenildiğinde kar payı ile birlikte geri ödeneceğinin vaat edildiğini, ancak paranın ödenmesi için keşide edilen ihtarnameye yanıt alınamadığını, yanıltıcı reklam ve duyguların istismar edilmesiyle toplanan paraların şirketin içi boşaltılarak davalıların ve yakınlarının hesabına geçirildiğini, davalı ...'ün hileli yollarla topladığı paraların aynı şekilde kişisel hesabına geçirdiğini, adı geçen davalının aynı zamanda diğer davalı şirketin yönetim kurulu başkanı olduğunu,
her iki davalının haksız fiil sorumluluğunun bulunduğunu ileri sürerek 139.929 EURO karşılığı 143.000 TL'nin 7.500 TL'lik kısmının yasal faiziyle davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama aşamasındaki ıslah dilekçesi ile talebini 135.500 TL'ye yükseltmiştir.
Davalılar vekili davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının Bakırköy 8. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2002/614 E ve 2006/359 E sayılı dosyasında müşteki olduğuna dair bir kayıt yer almadığı gibi adı geçen davanın dava zamanaşımına uğradığı, dosyanın geldiği aşama itibari ile bilirkişi incelemesi yaptırılması, davacının iddiasının ispatı ve taraflar arasındaki uyuşmazlığın halli için gerekli olmasına rağmen davacı vekilince 11/10/2011 tarihli duruşmada hiç bir şekilde bilirkişi ücreti, bilirkişi tebligat gideri yatırılmayacağının, bu nedenle kendilerine herhangi bir süre verilmesine gerek olmadığının açıkça bildirdiği,
davacı vekilinin 10/09/1999 tarihli "Ortaklık Sözleşmesi " başlıklı ve fotokopi olan belgeye delil olarak dayanmasına rağmen aslını sunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/17506, K. 2013/15783, 16 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama