KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/17651 E., 2013/880 K.·Mahkemesi :fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Ocak 2013
Karar Metni
369 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada ... Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22.06.2010 gün ve 2008/265-2010/168 sayılı kararı bozan Daire’nin 27.06.2012 gün ve 2012/5551-2012/11071 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin 29, 30 ve 32. sınıflarda tescilli "..." markasının sahibi olduğunu, davalının “...+Şekil” ibaresinin 29, 30 ve 32. sınıftaki emtialar açısından tescil edilmesi istemi ile başvuruda bulunduğunu, müvekkilinin Markalar Dairesine yaptığı itirazın kabulünün ardından davalı kooperatif vekilince yapılan itirazın nihai olarak YİDK’nın kararıyla “başvuru ve itiraza gerekçe gösterilen markaların iltibasa yol açabilecek derecede benzer olmadığı” gerekçesiyle kabul edildiğini, oysa markaların ayırt edilemeyecek kadar aynı olduğunu, davalı kooperatifin kötü niyetli olduğunu,
müvekkili markasının tescilli olduğu emtialar ile tescil edilmek istenen markanın tescil edileceği emtia sınıflarının ve markaların benzerliği nedeniyle 556 sayılı KHK’nin 8/1(b) maddesi bağlamında iltibasın bulunduğunu ileri sürerek, TPE YİDK’nın 2008-M-3172 sayılı kararının iptali ile tescili halinde markanın iptaline, hükümsüz sayılmasına ve markalar sicilinden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, başvurudaki "..." ibaresinin asıl unsur olduğunu ve başvuruya ayırt edicilik kattığını, davacının ayırt edici vasfı bulunmayan tasviri bir işareti tescil ettirmek suretiyle kendi inhisarı altına almaya çalıştığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, başvuruda "..." kelimesinin esas unsuru teşkil ettiği, başvuru ile davacı markasının ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile TPE YİDK’nın 2008-M-3172 sayılı kararının iptaline, 2006/49346 sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine dair verilen kararın davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 27.06.2012 günlü ilamında açıklanan nedenlerle karar davalılar yararına bozulmuştur.
Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/17651, K. 2013/880, 17 Ocak 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama