KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/17725 E., 2013/15948 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Eylül 2013
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
503 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Fethiye 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18/07/2012 tarih ve 2009/433-2012/542 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ve ihbar olunan vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile banka arasında akdedilmiş sözleşme gereğince GBP hesabında kullanılmak üzere müvekkiline tahsis edilmiş olan banka kredi kartını 16.08.2008 tarihinde ATM'de kullandığı sırada sıkıştığını ve ATM'den kartını geri alamadığını, kartını iptal ettirmek isteyen müvekkilinin hafta sonu olması nedeniyle, davalı bankanın telefon bankacılığı hattını defalarca aradığını, ingilizce müşteri temsilcisinin yalnızca iş günlerinde, 09.00-17.00 saatleri arasında aktif olduğunu belirten telefon kaydıyla karşılaştığını,
bu nedenle kartını iptal ettiremediğini,daha sonra kredi kartından müvekkilinin bilgisi ve rızası dışında nakit çekimler ve havaleler yapıldığını öğrendiklerini, davalı bankanın kusurlu olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 10.000 TL'nin faiziyle birlikte tahslini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında talebini 12.740,80 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin bir kusuru bulunmadığını, davacı Türkçe bilmese bile Fethiye'de yaşayan ve Türkçe bilen kişiden bankayı bilgilendirme konusunda yardım alabileceğini ancak davacının bu hususta yeterli çabayı göstermediğini, davacıya ait kredi kartının HSBC Bank'a ait ATM'de sıkıştığından davanın bu bankaya ihbarının gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
İhbar olunan vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen ikinci bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, bir güven kurumu olarak faaliyet gösteren bankaların objektif özen yükümlülüğünün yerine getirilmemesinden kaynaklanan hafif kusurlarından dahi sorumlu oldukları, olayın olduğu tarihte ingilizce hizmet vermeyen davalı bankanın kusurlu bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının kredi kartından bilgisi ve rızası dışında çekilen toplamda 11.594,80 TL'nin, 1.177,20 TL'lik kısmına 16.08.2008 tarihinden itibaren, 6.963,80 TL'lik kısmına 17.08.2008 tarihinden itibaren, 1.859,00 TL'lik kısmına ise 18.08.2008 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ve ihbar olunan vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- İhbar olunan HSBC Bank A.Ş. vekilinin temyiz istemine gelince; temyiz eden HSBC Bank A.Ş. husumet yöneltilerek açılan bir dava bulunmadığı gibi mahkemece verilen kararda da ihbar olunan sıfatı ile karar başlığında gösterilmiş olup, hüküm de usul ve yasaya uygun olarak davalı taraf aleyhinde kurularak ihbar olunan aleyhine her hangi bir hüküm tesis edilmemiştir. O halde, aleyhinde verilmiş bir hüküm bulunmayan ve karar başlığında da ihbar olunan sıfatı ile gösterilmiş olan ...nin hükmü temyiz etmekte hukuki yararı bulunmadığından temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/17725, K. 2013/15948, 18 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama