KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/17802 E., 2013/15692 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Eylül 2013
- Mahkemesi
- FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
587 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08.02.2012 tarih ve 2010/273-2012/31 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 2008/55765 sayılı başvuru ile 43.mal/hizmet sınıfında “AST MARDAN PALACE ANTALYA+Akrep Logosu” ibaresinin tescili başvurusunda bulunduğunu, davalıların haksız ve kötü niyetli itirazı üzerine başvurunun reddedildiğini, oysa markanın kullanılacağı hizmet yönünden karıştırılma ihtimali bulunmadığını, redde dayanak markaların hükümsüzlüğü için dava açtıklarını, müvekkilin marka üzerinde gerçek hak sahipliği bulunduğunu, müvekkili markasının yaygın tanıtımı nedeniyle tanınmış hale geldiğini, "AST" sözcüğünün müvekkilinin ticaret unvanının asıl unsuru olduğunu ve bu ibare üzerinde müvekkilinin müktesep hakkı olduğunu,
müvekkilinin marka başvurusu ile davalıların redde gerekçe gösterdiği markaların benzemediğini, ileri sürerek, TPE YİDK’nun 12.07.2010 tarih ve 2010-M-2761 sayılı kararının iptaline karar verilmesini ve marka başvurularının tescil işlemlerinin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Merdan Sağlık Hizm. Gıda Tem. A.Ş. vekili, "MERDAN" ibaresinin müvekkili adına 2004 yılında tescil edildiğini ve o tarihten bu yana kesintisiz biçimde kullanıldığını, 1994 yılından bu yana marka adı ile faaliyetini sürdürdüğünü, davacı işletmesinin 2009 yılında faaliyete geçtiğini ve aynı yıl marka başvurusunda bulunulduğunu, müvekkiline ait "MERDAN" markasının ilgili sektörde tanınmış bir marka olduğu savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı TPE vekili, YİDK kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı “AST MARDAN PALACE ANTALYA+Akrep Logolu” ibaresini tescil ettirmek istediği, redde dayanak markalar "MERDAN M+ŞEKİL", "AST", "AST COMPANY GROUP+ŞEKİL", "MERDAN ANTALYA&ANTALYA PALACE", "MERDAN GOLDPALACE+ŞEKİL", "MERDAN İNTERNATİONAL PALACE", "MERDAN SCORPİON+ŞEKİL" ibarelerinden meydana geldiği, taraf markalarının aynı olmadığı, davalı markalarındaki esas unsur olan "MERDAN" sözcüğü dilimize Farsça'dan geçtiği ve "erkek, yiğitler, mertler" anlamına geldiği,
davacı marka başvurusundaki "MARDAN" sözcüğünün ise davacının ülkesi Azerbaycan'da "mert, yiğit" anlamına geldiği belirtilmiş ise de, bu sözcüğün ülkemiz tüketici algısında bu anlamda bilinmediği, dolayısıyla her iki sözcüğün aynı anlama geldiği şeklinde algılanmayacağı, davacı marka başvurusunda yer alan "MARDAN"sözcüğünde iki sesli harfin "A", davalı markasındaki ilk sesli harfin "E", ikinci sesli harfin "A" olmasına karşın üzerinde inceltme işareti olmasının vurgu farkı yarattığı ve her iki sözcüğü anlam ve telaffuz yönünden uzaklaştırdığı,
davacı marka başvurusunun özgün bir marka olduğu ve kullanılacağı hizmet yönünden redde mesnet markalara benzemediği, tescil edilmek istenen sınıflar açısından tüketici kitlesinin daha özenli olduğu, bu nedenle karıştırılmayacağı, davacı vekili müvekkil markasının kullanımla ayırt edici nitelik kazandığı ve tanınmış olması nedeniyle korunması gerektiğini ileri sürmüş ise de davacıya ait markanın asıl konusunu oluşturan Antalya'daki "MARDAN PALACE" otelinin Mayıs 2009'da açıldığı, oysa davaya konu marka başvurusunun 19.09.2008 tarihinde yapıldığı,
bu nedenle böyle bir iddianın bu davada dinlenmeyeceği gibi, 556 sayılı KHK'nin 22.06.2004 tarih ve 5194 sayılı yasa ile değişik 7/son maddesi hükmü karşısısın da da, yine bu iddianın dinlenemeyeceği, yine marka başvurusuna itirazlarının kötü niyetle yapıldığı iddiası somut dava yönünden dinlenemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne, TPE YİDK'nun 12.07.2010 tarih ve 2010-M-2761 sayılı kararının iptaline, karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/17802, K. 2013/15692, 16 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama