KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/18030 E., 2013/16032 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Eylül 2013
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
538 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04.06.2012 tarih ve 2011/121-2012/432 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 15.05.2010 tarihinde davalıya ait uçakla Cenevre/Türkiye arası seyahat ettiğini, havalimanına indiklerinde bagajlarının bulunamadığını, sonradan kilidi açılmış ve içinde bir kısım eşyalar alınmış olarak kendilerine teslim edildiğini, bagajlarında içinde özel bilgileri ve hatıraları olan bilgisayar, İsviçre'den aldıkları değerli giysiler ve Türkiye'den götürdüğü elbiseleri bulunduğunu, olay nedeniyle ciddi üzüntüye kapıldıklarını, maddi tazminat olarak faturaya dayalı olarak yurtdışından aldıkları giysilerin değerini talep ettiklerini ileri sürerek, 3.933 TL maddi ve 10.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, Varşova Konvansiyonu'nun 22. maddesine göre olayda sınırlı sorumlulukları bulunduğunu, bagaj için değer bildirilmediğini, manevi tazminat şartlarının oluşmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacıya ait bagajın kilidinin kırılarak hasara uğratılmasında taşıyıcının pervasızca ve muhtemel bir zararın geleceğini bile bile hareket etmesi nedeniyle olayda sınırlı sorumluluk maddesinin uygulanmayacağı, davacının valizde bulunan eşyaların değerini tam olarak ispatlayamadığı, 818 sayılı BK'nın 42.maddesi gereğince maddi tazminatın belirlendiği, olay nedeniyle manevi üzüntü yaşındığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 1.000 TL manevi ve 2.000TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki (2), davalı vekilinin ise (3) numaralı bent dışındaki sair temyiz itirazları yerinde değildir
2- Ancak, dava taşıma sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece davacının bagajda bulunan eşyaların varlığını tam olarak ispatlayamadığı, 818 Sayılı BK'nın 42. maddesi uyarınca maddi zararın takdiren 2000 TL olduğu gerekçesiyle, anılan miktar yönünden maddi tazminata hükmedilmiştir. Oysa, davacı taraf Cenevre/Türkiye arası havayolu seyahatinden önce İsviçre'den kendisi ve yakınları için değişik giysiler aldığını belirterek buna ilişkin olarak İsviçre'den alınma faturaları ibraz etmiş olup, hayatın olağan akışına göre alınan bu eşyaların bagaj içinde bulunduğunun kabulü gerekir.
Bu itibarla, mahkemece davacının ibraz ettiği faturalar nazara alınarak, maddi zararın bu çerçevede değerlendirilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmelerle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
3- Öte yandan, mahkemece davacının manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Oysa, karar tarihinde yürürlükte olan 818 sayılı BK'nın 49. maddesinde belirtilen koşulların somut olayda oluştuğundan söz edilemez. Her sözleşmeye aykırılık tek başına manevi tazminatı gerektirmez. Manevi tazminata hükmedilebilmesi için aynı zamanda kişilik haklarına yönelik bir saldırının da mevcudiyeti gerekir. Somut olayda, sadece bagajın içindeki eşyaların kaybolması nedeniyle kişilik haklarının ihlal edildiği sonucuna varılamaz. Bu itibarla davacının manevi tazminat isteminin reddi gerekirken kabulü doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/18030, K. 2013/16032, 18 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama