KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/18038 E., 2013/21211 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Kasım 2013
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
451 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 06/03/2012 tarih ve 2011/297-2012/58 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 22/11/2013 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında imzalanan sözleşme uyarınca davacının davalıdan 31.12.2010 tarihinde ödenmek üzere 110.000,00 USD alacaklı olduğunu, bu paranın tahsili için İzmir 11 İcra Müdürlüğü'nün 2011/4 esas sayılı dosyasında icra takibi yapıldığını, davalının borca haksız ve yersiz olarak itiraz ettiğini, takibin durduğunu, oysa davalının HTS Çevre Teknik San. ve Tic. Ltd. Şirketi ortağı olup tacir olduğunu, alacağın 31.12.2010 tarihinde muaccel hale geldiğini ileri sürerek, itirazın iptaline, takibin devamına, %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, HTS Çevre Teknik San. Tic. Ltd.
Şirketi'nin 2005 yılında Alman vatandaşı Georg Winkler ile birlikte kurulduğunu, daha sonra davacının Alman ortağın paylarının tamamını alarak şirkette ortak olduğunu, şirketin bitkisel atıkları humus ve kompost gübreye dönüştürülmesi işi ile uğraştığını, Alman uyruklu ortağın işlerinin Almanya'da ters gitmesi nedeniyle iflas ettiğini, davacının bu durumu öğrenince hisselerini devir aldığını, ve 15.09.2008 tarihinde ortak olduğunu, ortaklık süresince işletmede aktif bir rol üstlenmediğini,
ancak pazarlama ve satış organizasyonunu kuracağını belirtmesine rağmen bunu yapmadığı gibi 2008 yılı Aralık ayı sonunda sağlık sorunları nedeniyle şirketten ayrılacağını bildirdiğini, o güne kadar şirkete vermiş olduğu 107.000,00 TL'yi geri istediğini, kendisini tehdit ettiğini, icra takibine ve davaya konu protokolü imzalattığını ve hisselerini devrettiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının borcu ödediğine ilişkin bir belge sunmadığı, bu konuda savunmada da bulunmadığı, dinlenen tanık anlatımlarına göre tehdidin vaki olmadığı, sözleşmenin tarafların ortak iradesi ile yapılıp imzalandığı, davacının şirkete verdiği parayı davalıdan geri istediği, bu paranın şirketin değil davalının borcu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davalı borçlunun itirazının iptali ile icra takibinin 169.136,00 TL asıl alacağa icra takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmak suretiyle devamına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalı tarafça, tehdit iddiasına dayalı olarak, yasal süre içinde dava açılmamış olmasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/18038, K. 2013/21211, 22 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama