KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/18049 E., 2013/15700 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Eylül 2013
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Tespit isteyen
- TÜRKİYE İŞ BANKASI A.Ş.
Karar Metni
346 kelime·2 dk okuma
Hasımsız olarak görülen davada İstanbul 11. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13/07/2012 tarih ve 2012/46-2012/45 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi tespit isteyen banka vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Tespit isteyen vekili, müveklili Bankanın... Şubesi nezdinde bulunan; 14, 15 , 19, 26, 33, 37, 63, 77, 91, 110, 122, 135, 138, 154, 170, 182, 195 ve 224 numaralı 18 adet mühürlü kiralık kasadaki muhteviyatın zamanaşımına uğramış olması nedeniyle kasaların açılarak kasa muhteviyatının tespiti ile kasaların dolu olması halinde içeriğinin muhafaza altına alınarak Mahkemece tespit edilecek bir tevdi mahallinde bu değerlerin saklanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, talep ve tüm dosya kapsamı uyarınca davacının talebinin H....nun 400. maddesinde belirtilen anlamda delil tesbiti olmadığı, mahkemelerin görevine girmeyen maddi bir vakıanın tesbiti niteliği taşıdığı, bu tür tesbit taleplerinin de 1512 sayılı Noterlik Kanunu hükümlerine göre noterlerin yetkili olduğu gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, tespit isteyen banka vekili temyiz etmiştir.
Talep, mahkemenin kabulünün aksine maddi bir vakıanın tespiti niteliğinde olmayıp, 6100 sayılı HMK'nın 106. maddesinde belirtilen bir hakkın, bir vedia ilişkisinin varlığı ya da yokluğunun belirlenmesi niteliğinde olup davacının bu nitelikteki bir davayı açmakta hukuki yararı olduğu izahtan varestedir.
Ancak, bu nitelikteki bir davanın dava dilekçesinde sözü edilen kiralık kasaların banka kayıtlarında gösterilen hak sahiplerine husumet yöneltilerek görülmesi gerekmekte olup, dava ise hasımsız açılmış olmakla, dinlenemez nitelikte bulunduğundan davanın değişik bu gerekçe ile reddi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile maddi vakıa tespiti olarak nitelendirilip davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış ise de, dava reddedilmiş olmakla, karar sonucu itibariyle doğru olduğundan anılan hususun neticeye müessir bulunmadığı anlaşılmış,
sonucu itibariyle doğru kararın HUMK’nun 438/son maddesi uyarınca gerekçesi değiştirilmek suretiyle onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/18049, K. 2013/15700, 16 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama