KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/18116 E., 2013/16629 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Eylül 2013
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
547 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12/09/2012 tarih ve 2011/269-2012/85 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili,müvekkilinin davalı şirketin ortağı olup,şirketin büyük hissedarı ...'ın vefat etmesi üzerine kanuni mirasçılarının tarafların ihtiyaçları doğrultusunda şirket ortakları ve yönetim kurulu üyelerine her ay düzenli olarak aylık ödenmesi hususunda mutabık kaldıklarını ve bu hususta şirket ortakları ve yönetim kurulu üyeleri arasında 06/01/2009 tarihinde protokol imzalandığını,anılan protokol uyarınca müvekkiline aylık 7.000,00 TL ödenmesinin kararlaştırıldığını ve ödemelerin 30/11/2009 tarihine kadar sürdüğünü,
bu tarihten sonra yönetim kurulu ve şirket ortaklarınca aksi bir karar alınmamasına rağmen ödemelerin durdurulduğunu,davalı şirkete noter vasıtası ile ihtarname gönderilerek ödemelerin yapılmasının istenildiğini ancak herhangi bir ödeme yapılmaması üzerine İzmir 20. İcra Müdürlüğü'nün 2011/3103 sayılı dosyası ile davalı aleyhine takibe geçildiğini ve davalının itirazı ile takibin durduğunu, işbu sebeplerle itirazın iptali ile takibin devamına, davalının %40'tan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili,şirket ile davacı arasında protokol akdedilmediğini,06/01/2009 tarihli protokolun tarafları arasında müvekkili olmayıp,protokolun şirketin ticari unvanı kullanılarak tanzim ve imza da edilmediğini,bu nedenle şirkete husumet yöneltilemeyeceğini,müvekkili şirketin büyük hissedarı ...'ın vefatı ile mirasçıların bir araya gelerek şahsi ihtiyaçlarını karşılayabilmek için nakit imkanlardan yararlanma kararı aldıklarını,bu kararın müvekkili bağlamamasına rağmen,
taraflar arasında mutabakat olduğu düşünülerek uygulamaya konulduğunu ödemelerin yapılmaya başlandığını,ancak davacının babası dava dışı Nuri ...tarafından müvekkili şirketin itibarını zedelemek amacıyla bir dizi dava açılması sonucu ilişkilerin içinden çıkılmaz bir hale geldiğini ve ödemelerin durdurulduğunu, ödemelerle ilgili alınmış bir yönetim kurulu veya genel kurul kararı bulunmadığını, davacının ayrıca müvekkiline 51.794,16TL borcu bulunduğunu savunarak,
davanın husumetten ve esastan reddi ile davacının %40'tan aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesi,davacının alacaklı olduğuna karar verilmesi halinde ise takas ve mahsup taleplerinin kabulünü istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, 06/01/2009 tarihli protokolun incelenmesinde; protokolde şirket ortağı ve yönetim kurulu üyeleri olan Oğuz..., Nuri Yavuz..., Yiğit..., Kayhan... ve ...'ın kişisel ihtiyaçları nedeniyle, ortaklar cari hesaplarından yeni bir düzenleme yapılıncaya kadar yasal hükümler uygulanmak suretiyle yararlanmaları hususunda mutabık kalındığının yazılı olduğu ve adı geçen şahıslar tarafından imzalanmış olup, dava ve icra takibine konu alacağın işbu protokolden kaynaklandığının davacı tarafça belirtildiği, protokolde davalı şirketin taraf olarak gösterilmediği,
bu sebeple protokolün davalı şirketi bağlamayacağı, protokol hükümlerinin uygulanması ve protokolden kaynaklanan alacağın tahsili için davalı şirkete müracaat edilemeyeceği,davalı şirkete husumet yöneltilemeyeceği gerekçesi ile davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere,mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmaması ile 6762 sayılı TTK'nun 360'ıncı maddesi uyarınca tarafların ortağı olduğu ... Eğitim ve Öğretim İşletmeciliği Tic. ve San. A.Ş. genel kurulu tarafından alınmış bir kar dağıtım kararı bulunmaması ve bu hususta münhasır yetkinin şirkete ait olması ve bu şekilde davaya konu protokolle kar dağıtım kararının yok hükmünde bulunmasına göre,davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/18116, K. 2013/16629, 25 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama