KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/18187 E., 2013/17075 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Eylül 2013
- Mahkemesi
- İSTANBUL 2.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
330 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24/11/2011 tarih ve 2011/13-2011/188 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, 2005/06713 sayılı "Dune By Korle" ibareli markanın müvekkili adına kayıtlı olduğunu, Aeon Metalart Sanayi İç ve Dış Tic. Nak. Tur. Ltd. Şti'nin bayiliğini yapan davalının müvekkilinin tescilli markasını "Dune" şeklinde kullanarak satış yaptığını ileri sürerek tecavüzün menini, 5.000,00 TL manevi tazminatın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin "Dune" ibareli bir marka altında ürün satmadığını, davacı tarafından ibraz edilen tahsilat makbuzundaki dune ibaresinin sonradan eklendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından ibraz edilen dava dışı Aeon Metalart firmasına ait katalogların davalıya ait olmadığı, tahsilat makbuzunda "Dune" ibaresi varsa da dip koçanda bu ibarenin bulunmaması nedeniyle makbuzdaki markanın davacı tarafından delil elde etmek için sonradan eklendiği kanısını güçlendirdiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, marka hakkına tecavüzün önlenmesi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, yukarıda özetlenen gerekçelerle davanın reddine karar verilmişse de, davacı, davalı şirket temsilcisi hakkında ceza soruşturması yapıldığını ileri sürmüş ve Şişli Cumhuriyet Başsavcılığının 2011/4224 hazırlık sayılı dosyasını delil olarak göstermiştir.
Dosya içeriğinden, davalı temsilcisi hakkında dava konusu markanın da içinde bulunduğu bir kısım markaları taklit ettiği ve 556 sayılı KHK hükümleri uyarınca Marka Hakkına Tecavüz suçunu işlediği iddiasıyla cezalandırılması talebiyle kamu davası açıldığı anlaşılmaktadır.
Anılan ceza dosyası celbedilip incelenerek eldeki dava ile bağlantısının değerlendirilmeksizin eksik inceleme sonucu yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/18187, K. 2013/17075, 30 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama