KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/18275 E., 2013/16523 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Eylül 2013
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
474 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 03.05.2012 tarih ve 2010/102-2012/178 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında CMR sigorta poliçesi düzenlendiğini, ancak davalının 31.08.2008 tarihinden itibaren aylık prim tutarlarını ödemediğini, prim alacağının tahsili için başlattıkları icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptalini ve % 40 icra inkara tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin sigorta sözleşmesini 09.05.2009 tarihinde davalıya çektiği faks ile sona erdirdiğini, bu tarihten sonra da davacı tarafından fatura düzenlendiğini, davacının müvekkiline gönderdiği belgede bakiye borçlarının 7.280 EURO olduğunun bildirildiği, ancak davalının 10.520,00 Euro için icra takibi yaptığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, benimsenen ikinci bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile davalı arasında CMR sigorta sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşme ile, sözleşmenin sona ermesinden 3 ay öncesine kadar taahhütlü mektup ile feshedilmez ise kendiğiliğinden yıldan yıla kadar uzayacağının kararlaştırıldığı, davalı tarafın bu sözleşme hükümlerine uygun şekilde yani taahhütlü mektup ile fesih beyanında bulunmadığı,
davalının davacıya 10.520 EURO prim borcu bulunduğu,gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile icra takibinin 10.520 EURO üzerinden devamına, asıl alacak miktarı olan 10.520 EURO'ya takip tarihinden itibaren (talep ile bağlı kalınarak % 7,5'i geçmemek üzere) 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi uyarınca devlet bankalarının EURO cinsinden açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranının uygulanmasına,
alacak likit ve borçlu itirazında haksız görüldüğünden asıl alacak 10.520 EURO'nun takip tarihindeki efektif döviz satış kuru TL karşılığı üzerinden hesaplanacak %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, davalının takipten önce temerrüde düşürülmediği gerekçesiyle de işlemiş faiz talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, davalı tarafından sarf edilen 1.000 TL bilirkişi ücretinin, davacı tarafından yapılan yargılama giderleri kapsamına dahil edilerek davalıdan tahsiline karar verilmesi doğru olmamış, mahkemece verilen kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, anılan bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HUMK'nın 438/7. maddesi uyarınca mahkeme kararının düzelterek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/18275, K. 2013/16523, 25 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama