KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/18278 E., 2013/15845 K.·Asıl Ve Birleşen Davada
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Eylül 2013
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
- Birleşen dava
- ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2010/355 E.
Karar Metni
619 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 06/07/2012 tarih ve 2009/70-2012/359 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl ve birleşen dosya davacısı vekili, müvekkili ile davalı arasında akdedilen sözleşme kapsamında davalıya ait termik santral işletme müdürlüğünün 88 personel ile teknolojik tesislerin temizlik hizmetlerinin bir yıl süreyle yapılması işinin müvekkili tarafından üstlendiğini, müvekkilinin edimini tam ve eksiksiz olarak yerine getirmesine rağmen davalının müvekkili tarafından sözleşme kapsamında verilmiş bulunan kesin teminat mektubunu gelir kaydettiğini, hakediş alacağından fazla yevmiye bildirilmesi gerekçesiyle kesinti yaptığını belirterek nakte çevrilen teminat mektubu için şimdilik 5.000,00 TL,
hakediş ve ceza kesintisi için şimdilik 5.000,00 TL'nin faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, yargılama aşamasında davasını ıslah ederek nakde çevrilen teminat mektubu için 63.570,00 TL'nin 04/09/2008 tarihinden itibaren, hakediş ve ceza kesintisi için toplam 17.157,76 TL'nin 31/07/2008 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, birleşen dosya kapsamında ise, sözleşmenin süresi dolduktan sonra iki defa uzatıldığını, son uzatılan 1 aylık süre için müvekkilinden 8.890,58 TL nakdi teminat istendiğini,
bu miktarın da müvekkilinin hakedişinden kesilerek haksız olarak gelir kaydediliğini belirterek 8.890,58 TL'nin 03/09/2008 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, asıl dosya ve birleşen dosya kapsamında, yapılan denetimlerde davacının 2007/10 Dönem ve 2007/12. dönem SSK primlerinin ödenme tarihlerine ilişkin sahte belge düzenleyip müvekkili kuruma verdiğinin tespit edildiğini, bunun üzerine 4735 Sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu'nun 20 ve 25. maddeleri uyarınca sözleşmenin feshedildiğini, kesin teminatın gelir kaydedildiğini ve aynı Kanunun 26. maddesi uyarınca davacı şirketin kamu ihalelerinden yasaklanması için işlemlere başlandığını,
ayrıca davacı şirketçe kendi bünyesinde çalıştırılması gereken servis şoförünün davalı bünyesinde çalışıyormuş gibi gösterilerek müvekkili kurumca fazla ödeme yapılmasına sebebiyet verildiğini bu kapsamda davacıya fazla ödeme tutarı ve aynı miktarda ceza uygulanıp davacının hakedişinden kesildiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında akdedilen ve 2 defa uzatılan sözleşmenin 11/08/2008 tarihinde süresinin dolduğu, sözleşmenin tüm sonuçlarını doğurduğu ve davacının bu sözleşme sebebiyle taahhüt ettiği edimleri yerine getirdiğinin anlaşıldığı,
sözleşmenin 25/b maddesinin uygulanabilmesi için sözleşme süresinin veya uzatılan sürenin henüz dolmamış olması gerektiği, sürenin ve her iki taraf için sözleşmenin tüm sonuçlarının doğmuş olması halinde sözleşmenin feshinin sözkonusu olamayacağı, davacının sözleşmenin süresi içinde sahte belge düzenleyip kullandığı sabit ise de, davalının bu durumu sözleşme ifa ile sona erdikten sonra yapılan incelemede belirlediği,
buna göre 4735 Sayılı Kanun'un 20/b maddesinin somut uyuşmazlıkta uygulanmasının ve sözleşmenin feshi ile kesin teminat mektubunun paraya çevrilip, uzayan süre için hakedişten kesilen nakdi teminatın gelir kaydedilmesinin doğru olmadığı, eksik personel çalıştırılması hususunda davacı tarafın iddiasına konu yaptığı işçinin temizlik işçisi olmadığının davalı tarafça ispatlanamadığı, bu sebeple ödenen yevmiyelerin bir kat cezayla geri alınması uygulamasının yanlış olduğu, ancak eksik yevmiye kesintisi yapıldığının anlaşıldığı gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/18278, K. 2013/15845, 17 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama