KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/18298 E., 2013/16338 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Eylül 2013
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
343 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 25.04.2012 tarih ve 2012/75-2012/86 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalılar nezdinde mevduat ve bu hesaba bağlı olarak döviz tevdiat ve yatırım hesapları açtırdığını, müvekkilinin hesaplarında talimatı olmadan kredi kullandırılarak büyük montanlı hisse alımları yapıldığını, yapılan tespitte muvafakat olmadan hisse senedi alım-satım işlemleri nedeniyle 20.039,53 TL zararın belirlendiğini, genel kredi söleşmesindeki imza kendisine ait olmakla birlikte 250.000,00 TL limitin davalı Banka tarafından yazıldığını, bu şekilde borsadan kredili hisse alımı yapıldığını,
müvekkilinin Bankada mevdut hesapları olduğu halde davalı Bankanın yasaya aykırı şekilde kredi kullanımı yoluna gittiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 7.000,00 TL'nin 30.05.2006 tarihinden itibaren reeskont faiziyle, 50.000,00 TL manevi tazminatın da yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, yapılan tüm işlemlerde davacının muvafakatı olduğunu savunarak davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, dava açılmadan önce davacı tarafından noter kanalıyla gönderilen ihtarnamede "müvekkilimin talimatı doğrultusunda alınmış bulunan 13.981 adet Vestel beyaz hisse senetlerinin yine ihtarnamenin tebliğinden itibaren üç gün içerisinde müvekkiline teslimini" istediğinden davacının hisse senetlerinin kendi talimatı doğrultusunda alındığını kabul ettiği, bu beyan dikkate alındığında hisse senedi talep formundaki imzanın davacıya ait olup olmadığının öneminin bulunmadığı, davacının, önceden yapılan işlemleri ihtarname ile kabul ettiği, davacı tarafından kendi bilgisi dışında davalılar tarafından yapılan işlemlerden dolayı zarar gördüğüne ilişkin iddialarının varit olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/18298, K. 2013/16338, 23 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama