KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/18366 E., 2013/16628 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Eylül 2013
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
364 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18.09.2012 tarih ve 2011/211-2012/232 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirket temsilcileri tarafından parasını istediği an geri alabileceği ve yüksek oranda kâr verileceği vaadiyle davalılara makbuz karşılığında 51.129.00 Euro verdiğini, davalıların yasalara aykırı şekilde müvekkilinden para tahsil ettiklerini, müvekkilinin ortak olma iradesinin bulunmadığını,
iş bu sebeplerle davalıların mal varlıkları üzerine alacak miktarı kadar ihtiyati tedbir konulmasına ve fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 51.129,00 Euro alacağın dava tarihi itibariyle karşılığı olan 102.258,00 TL'nin şimdilik 6.500,00 TL'lik kısmının ödendiği tarih itibariyle işleyecek ticari faizi ile davalılardan tahsiline, davalı şirket ile kurulmuş geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığının tespitine, TTK, SPK, Bankalar Kanunu ve diğer mevzuatlara aykırı şekilde kurulan yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davacı tarafın müvekkili şirkete borç para verdiğini ileri sürdüğünü, ancak davacının hisse satın alarak müvekkili şirkete ortak olduğunu, işler kötü gidince davacının verdiği para ve nemaların geri alacağını hesap ederek olayı bir borç verme işlemi gibi açıklamaya çalıştığını, TTK.'nun 339 ve 405.maddelerinde şirketlerin isteseler bile payları temellük edemeyeceklerini emredici olarak hükme bağlandığını, kaldı ki davacının müvekkili şirketin tasfiyesi halinde hak iddia edebileceğini, olayın bir borç alıp verme değil, pay satın alma olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin defter ve kayıtları ile SPK raporları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmak üzere gerekli masrafın davacı tarafça yatırılmadığı ve davacı tarafça bilirkişi incelemesi delillinden açıkça vazgeçildiği gerekçesiyle, ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/18366, K. 2013/16628, 25 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama