KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/18517 E., 2013/14036 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Temmuz 2013
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
440 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Çorlu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26.04.2012 tarih ve 2011/317-2012/295 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 02.07.2013 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacılar vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkillerinden ...n tıp doktoru olduğunu, davalının da diş hekimi olduğunu, müvekkillerinin ortağı olduğu dava dışı limitet şirketin %1 hissesinin davalıya devredildiğini, şirketin faaliyetine devam edebilmesi için ortaklardan ikisinin doktor olması gerektiğini, bu nedenle davalıya hisse devredildiğini, gerçeğin ise davalının limited şirkette ücretli olarak çalışacağının taraflarca kararlaştırıldığını, davalının şirketin eski borçlarından ve daha sonra ortaya çıkacak borçlardan sorumlu olmamak için ileride çıkabilecek zararlara karşı müvekkillerinden teminat amaçlı 50.000,00 TL bedelli senet aldığını,
senedin teminat senedi olduğuna ilişkin tarafların yazılı sözleşme yaptıklarını, ancak davalının anılan senede ilişkin müvekkilleri hakkında takip başlattığını, müvekkillerinin davalıya borçlu olmadıklarını ileri sürerek, müvekkillerinin davalıya borçlu olmadıklarının tesbiti ile davalının %40 oranında kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, takibine konulan senedin teminat senedi olmadığını, müvekkilinin davacılardan tanzim ve vade tarihleri aynı olan iki adet senet aldığını, davacılar tarafından verilen senedin bir tanesinin, ortaklık kurulurken davalı müvekkilinin davacılara vermiş olduğu borca karşılık verilen asıl borç senet, diğerinin ise ortaklık konusunda alacağı maaş ve ortaklık payına düşen kazançta uğraması muhtemel olduğu zarar konusunda ve sözleşmeye bağlanan üzerinde teminat senedi yazılı olan senet olduğunu, teminat senedinin davacılar tarafından müvekkilinden zorla alındığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında dava dışı limited şirketin %1’lik hissesinin davalıya devri hususunda sözleşme yapıldığı, ancak hisse devrinin ortaklarca onaylanıp ticaret siciline tescil edilmediği, tarafların hisse devir sözleşmesi sırasında davalının hisse devri ile ilgili olarak şirketin eski ve sonradan oluşacak borçları nedeniyle uğrayabileceği zararın teminatı olarak davacılar tarafından davalıya 50.000,00 TL bedelli senet verildiği, davalının savunmasında belirttiği borç verme iddiasının ise kesin delil ile ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/18517, K. 2013/14036, 2 Temmuz 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama