KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/18561 E., 2013/16585 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Eylül 2013
- Mahkemesi
- İZMİR FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
470 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İzmir Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 30/05/2012 tarih ve 2011/140-2012/76 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin 15.01.2007'de "ALESTA" ibaresini hizmet markası olarak tescil ettirdiğini, markası tescilli olmayan davalının ticaret unvanının "...-Alesta Gemi Acenteliği" olduğunu ve bu durumun açıkça müvekkilinin markasına tecavüz teşkil ettiğini, zira davalının işletme adı olarak kullandığı "ALESTE" ibaresinin müvekkili markasının aynısı olması nedeniyle kullanımın iltibas ve haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek, markaya tecavüzün tespiti ve giderilmesini, haksız rekabetin tespiti ve unvanını kullanmaktan men edilmesini, tabelaların sökülmesini, işletme adının değiştirilmesini, 4.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalıdan tahsilini ve hükmün ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin dava konusu ibareyi işletme adı olarak kullandığını, bunun bir denizcilik terimi olduğunu, bu kelimeyi, kendi adı ile birlikte kullandığı için iltibastan söz edilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 31.05.2011 gün ve 2009/10030-6580 E.K. sayılı ilamı ile bozulmuş, mahkemece uyulan bozma ilamı ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalının tescilli bir markası bulunmamasına rağmen, “ALESTA” ibaresini iltibas ve tecavüz oluşturacak şekilde marka olarak kullandığı, davalının unvan kaydının “...- Alesta- Gemi Acentalığı” şeklinde yapılmış olmasının da tescilsiz marka kullanımını mazur kılmadığı, "karşı tarafın elde ettiği gelire" dayalı yöntem tercihi üzerinden tazminat hesabı yapıldığı,
her ne kadar, davacı tarafça işletme adının değiştirilmesi talep edilmiş ise de, mahkemece re’sen bir değiştirilme kararı kurulamayacağı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, davalının “Alesta” ibareli 2007/1115 nolu markayı gemi acentacılığı hizmetleri alanında markasal biçimde öne çıkarmak suretiyle kullanması ile web sitesinde ve kartvizitlerinde baskın biçimde öne çıkartarak kullanması eyleminin markaya tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, bu tecavüzün giderilmesine, davalının “Alesta” ibaresini markasal biçimde kullanmaktan men edilmesine, haksız kullanım oluştuğundan tabela, reklam, maktu
evrak, vs. tanıtım gereçlerinin toplanmasına, sökülüp kaldırılmasına, web sitesindeki markasal işletme adı kullanımına son verilmesine, gerçek kişi tacir olarak davalının kendi adını öne çıkarması gerektiğine, 4.000.00 TL maddi tazminat ile 5.000.00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, hükmün ilanına, 3 ay içerisinde başvurulmadığı takdirde ilan hakkının düşeceğine, ihtiyati tedbir kararının karar kesinleşinceye kadar devamına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/18561, K. 2013/16585, 25 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama