KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/18568 E., 2013/16365 K.·Birleşen Davada
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Eylül 2013
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
- Birleşen dava
- İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 2011/605 E.
Karar Metni
526 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İzmir 11. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11.06.2012 tarih ve 2012/137-2012/128 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; davalıların müvekkilinin kardeşleri olduğunu, tarafların müteveffa ...e birlikte ... Kuruyemiş Ticaret ve Sanayi Ltd.
Şti'ni kurduklarını, şirketin zamanla şubeler açarak büyüdüğünü, davalıların müvekkiline işler kötü gidiyor, şirket ortaklığından ayrıl, ayrılmazsan hepimiz mahvoluruz” demek suretiyle kandırarak, hile, cebir ve tehdit ile İzmir 12. Noterliği'nden alınan kararla müvekkilinin öncelikle yetkisini iptal ettirdiklerini ve akabinde de müvekkilinin hisselerinin tamamını yarı yarıya ... ve ...'e hiç bir bedel almadan devrettirdiklerini ileri sürerek,
yapılan şirket hisse devrinin iptali, müvekkilinin şirketteki hisse ve alacaklarının tespiti ve 50.000,00 TL'nin faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiş, birleşen İzmir 3 Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2011/605 Esas sayılı dosyasında ise; hile ile yapılan şirket hisse devrinin iptali, şirketteki hisse hak ve alacaklarının tespiti ile 50.000,00 TL‘nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; tarafların kardeş olup yıllarca birlikte çalıştıktan sonra davacının eşinin baskısı ile ortaklıktan ayrılmak istediğini, davacının kendi isteği ile noter huzurunda hisselerini devrettiğini, noterde yapılan hisse devir sözleşmesinde parasının tamamını aldığını kabul ettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacının hissesinin devrine ilişkin sözleşme kapsamına göre hissesine isabet eden paranın tamamının alındığının davacı tarafça kabul edilmiş olduğu, resmi belge altındaki bu kayda karşılık bedelin alınmadığını ispata yetecek kuvvette bir delili sunamadığı, Cebir, şiddet ve hile iddiası ile ilgili olarak davacının delil mahiyetinde davacının ve davalıların kız kardeşlerinin tanık olarak dinlenilmesini talep ettiği, davalılar vekilinin tanıklar ile müvekkilleri arasında husumet bulunduğundan bahis ile dinlenmelerini kabul etmediği,
davalılar ile tanıklar arasında İzmir 5. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2007/338 Esas 2008/307 Karar sayılı dosyası nedeni ile husumet bulunduğu gerekçesiyle tanıkların dinlenmesi talebinin reddedildiği, davacının iddiasını ispata yarar başkaca delili bulunmadığı, resmi belgenin aksinin de ispatlanamadığı gerekçesiyle davacının davalarının reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, irade fesadı nedeniyle şirket hisse devir sözleşmesinin iptali ve şirket paralarının şahsi hesaba geçirilmesi suretiyle oluşan şirket zararının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesi istemine ilişkindir. Bu haliyle dava 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 23 vd. maddelerine temas etmektedir. Bu nitelikteki bir davanın her türlü delil ile ispatı mümkün olup,davacının vermiş olduğu tanık listesindeki tanıkların ara karar tarihi itibariyle uygulanması gerekli 6100 sayılı HMK'nın 247 ile 252-253 maddeleri hilafına mahkemece dinlenilmemelerine karar verilmesi doğru görülmediğinden kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Davalıların şirket varlığını kendi hesaplarına aktardığı yönündeki davacı iddiasının çözümü, öncelikle 1 no'lu bentte belirtilen bozma çerçevesinde davacının butlan iddiasının sonuçlandırılması ile doğrudan ilişkili olup bu hususta yapılacak incelemenin sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken bu yöndeki talebin gerekçesiz olarak reddedilmesi yerinde görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/18568, K. 2013/16365, 23 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama