KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/18821 E., 2013/18270 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Ekim 2013
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
399 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 24. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 15/10/2012 tarih ve 2011/436-2012/211 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 17.220 TL'nin altında bulunduğundan HUMK'.nın 3156 sayılı kanunla değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 12/04/2011 tarihli davalı şirkete ait genel kurula kadar davalı şirketin yönetim kurulu üyeliğinde bulunduğunu, bu görevinden dolayı aylık 14.000,00 TL huzur hakkı aldığını, 12/11/2008 tarihli genel kurulda şirketin üzerindeki vergisel yüklerin azaltılması amaçlı olarak ücretin 4.000,00 TL'ye indirilmesine karar verildiğini, ancak müvekkiline fiiliyatta 14.000,00 TL ödendiğini, bu ödemenin kasa makbuzu ile yapıldığını, yönetim kurulunun diğer 4 üyesi ile çıkan ihtilaflar sonucu yapılan ödemenin 4.000,00 TL'ye düşürüldüğünü, ödenmeyen huzur hakkı için davalı borçlu aleyhin...
3. İcra Müdürlüğü'nün 2011/14498 sayılı dosyasında icra takibine geçildiğini, davalı borçlunun takibe itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, TTK'nın 333. maddesine göre esas mukavelede aksi hüküm yoksa her toplantı günü için ücret verileceğini, bunun umumi heyet tarafından kararlaştırılacağını, davacıya şirket kararı gereğince 4.000,00 TL ödeme yapıldığını, bu konuda şirketin olağan genel kurulunda davacının talebi üzerine karar alındığını ve bunun ilan edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca davacı tarafın kendi talebine istinaden 12/11/2008 tarihli genel kurulda huzur hakkı ücretinin 4.0000,00 TL olarak ödenmesine karar verildiği, davacının bu kararda divan başkanı olarak imzasının bulunduğu, davalı şirket defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda davacı iddiasına ilişkin herhangi bir kayıt bulunmadığı, davacının sunduğu makbuzların davalı taraftan sadır olduğu anlaşılamayan piyasadan temin edilebilecek makbuzlar olduğu, davacının kendi muvazasını ileri sürmesi karşında bunun aksini ancak kesin bir delil ile ispatlayacak olması ve böyle bir delilinde bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/18821, K. 2013/18270, 21 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama