KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/18825 E., 2013/17312 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Ekim 2013
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
323 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 11.07.2012 tarih ve 2011/239-2012/167 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin müşterisi olan davalı tarafından muhatap bankanın ve keşidecisinin yabancı olduğu 4.000 GBP bedelli çekin tahsil için müvekkiline ibraz edildiğini ve çek bedelinin 13/09/2004 tarihide davalı hesabına alacak kaydedildiğini, oysa 15/09/2004 tarihinde muhatap bankanın çekin sahte olduğu iddiası ile ödemenin durdurulması talimatı verdiğini, davalının ise 16/09/2004 tarihinde parayı tahsil ederek çek bedeli kadar sebepsiz zenginleştiğini ileri sürerek 4.010 GBP'nin temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, çek bedelinin müvekkili hesabına aktarılması üzerine müvekkilinin iyi niyetli olarak parayı çekitğini, kusurun davacıda olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu çekin sahtelik araştırmasına ilişkin yapılan yurtdışı istinabe yazışmalarından sonuç alınamadığı, çek aslına ve keşidecinin imza örneklerine ulaşılamadığı, davacı tarafından da yabancılık unsuru taşıyan çekin sahte olduğuna ilişkin yabancı mahkeme kararı sunulmadığı gibi yapılan yazışmalardan çekle ilgili bir polis soruşturmasının da yapılmadığının anlaşıldığı, dolayısıyla davacının sahtelik iddiasını ispatlayamadığı,
ayrıca davacının teyit yükümlülüğünü yerine getirmeden muhatap bankanın ödeme teyidini beklemeksizin davalıya ödemede bulunduğu olayda sebepsiz zenginleşenin davalı değil keşideci olduğu ve davacının keşideciye rücu hakkının bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili; kararı temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/18825, K. 2013/17312, 2 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama