KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/18900 E., 2013/17043 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Eylül 2013
- Mahkemesi
- FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
489 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10.11.2009 tarih ve 2008/318-2009/274 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, "ETİ" ibaresinin ilk kez müvekkili tarafından kullanıldığını, "ETİ" esas unsurlu bir çok tanınmış tescilli markası bulunduğunu, davalı şirketin "ETİS Şekil" ibaresinin marka olarak tescili için diğer davalı TPE'ne yaptığı başvurunun 2007/01867 kod numarasını aldığını, başvuruya yaptıkları itirazlarının YİDK tarafından haksız şekilde reddedildiğini, davalı başvurusu ile müvekkilinin "Eti"ve "Etixo" markalarının ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, davalının kötüniyetli olduğunu, ileri sürerek YİDK'nın 2008-M-4101 sayılı kararının iptaline ve davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, taraf markalarının farklı mal ve hizmetlerde tescilli olduğunu, davacı markasının gıda sektöründe tanındığını, bu haliyle tüketiciler tarafından karıştırılmayacağını, savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı markaları olan "eti" ibaresinde vurgu "t" harfinde iken davalı markası olan "etis" ibaresinde "s" harfi üzerinde olduğu, bu nedenle başvuruyu gören ya da duyan ortalama tüketicinin gözünde, kulağında bıraktığı algı, bir bütün olarak genel izlenim itibariyle doğrudan davacı markası ile bağlantı kurması mümkün olmadığı, zira görsel, işitsel ve semantik olarak işaretlerin benzer bulunmadığı,
davacı markalarının kapsamındaki malların tamamı "gıda ürünleri" olduğu gibi, tanınmışlığı da bisküvi, çikolata, gofret gibi günü birlik tüketime konu, kolay satın alınıp tüketilen, az zaman ayrılan, her yaş ve eğitimdeki tüketicilerden oluşan bir kitleye hitap edeceği, davalı başvurusundaki 37 sınıftaki "inşaat malzemeleri, temizlik hizmetleri, kara araçları servis bakım hizmetleri", 38 sınıftaki "radyo ve televizyon yayın hizmetleri...", 39 sınıftaki "kara, deniz ve hava taşımacılığı..." gibi hizmetlerin ise gıda sektörü ile uzaktan dahi olsa bir bağlantısı bulunmadığı,
dolayısıyla davacı markalarının tanınmışlığından haksız yarar elde etmesi, tanınmışlığına ve itibarına zarar vermesi, ayırt ediciliğini zedelemesi de mümkün olmayacağı, hükümsüzlük gerekçeleri arasına ilave edilen davacı markaları ise,28,30,38 sınıflarda tescilli "EXİTO", 38 sınıfta tescilli "etikariyer" ve 30, 38, 42 sınıflarda tescilli "etietieti" ibareli markaları olduğu,
anılan markalar davalı başvurusunda yer alan "radyo ve televizyon yayın hizmetleri, haberleşme hizmetleri, (internet servisi sağlama hizmetleri dahil), haber ajansı hizmetlerini" de içermekte iseler de, görsel, sescil, genel intiba, anlam olarak başvuru ile bağlantı kurulması dahil karıştırılabilme ihtimali bulunacak derecede bir benzerlikleri bulunmadığı, davalı başvurusunun kötü niyetli olduğuna dair kanıt da mevcut olmadığı, gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/18900, K. 2013/17043, 30 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama