KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/18959 E., 2013/17305 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Ekim 2013
- Mahkemesi
- FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
404 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29/12/2009 tarih ve 2009/44-2009/319 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, Şekil+ETİ FORM, FORMDAKAL, FORMPUAN, FORMBALL, FORM YE FORMDA KAL ibareli tescilli markalarına iltibas ve tecavüz oluşturan, ayrıca onların tanınmışlığından haksız yarar sağlayacak ve itibarını zedeleyecek olan ve müvekkilinin ETİ FORM sözcüğünü de içeren tasarımlarının aynısı olan davalıya ait PLATFORM ibareli 5. sınıfda bulunan malları içeren marka tescil başvurusuna itirazlarının nihai olarak YİDK tarafından 2008/M-6669 sayılı kararla reddedildiğini ileri sürerek TPE YİDK kararının iptaline ve markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili davanın reddini istemiştir.
Davalı Safa Tarım A.Ş. vekili, müvekkili markasının ilgili tebliğin 05. sınıfında yer alan bazı emtialar için tescil talebinde bulunduğunu, yaptıkları araştırmaya göre; davacıya ait markaların 05.02, 29, 30, 32, 38, 41 ve 42 sınıfta yer alan mal ve hizmetlerde tescilli olduğunu, “form” ibaresini taşıyan markalardan sadece 2002 028839 sayılı “formdakal” slogan markasında müvekkili markasında yer alan tüm malların bulunduğunu, bu slogan marka ile müvekkil markası arasında ayniyet, karıştırma tehlikesi veya benzerliğin bulunmadığını,
müvekkili markasının alıcılarının tamamen bilinçli tüketiciler olduğunu ve bu ürünlerinin satış yerlerinin Tarım ve Köyişleri Bakanlığı tarafından belirlenmiş özel satış yerleri olduğunu, “platform” markasının müvekkiline özgü ve ayrıtedici bir marka olduğunu ve form markasından tamamen ayrı olduğu, kötüniyet ve haksız rekabetin olmadığını, belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalının markası ile davacının form unsurlu markaları arasında iltibasa sebep olacak bir benzerlik bulunmadığı, 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi ile önlenebilecek bir marka tescili için ayrıca anılan kararnamenin 8/4. maddesine başvurmaya gerek bulunmadığı, davalının markasının davacının markaları ile iltibasa sebep olacak ölçüde benzer olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/18959, K. 2013/17305, 2 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama