KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/2112 E., 2013/21588 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Kasım 2013
- Mahkemesi
- İZMİR FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
878 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İzmir Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 17.02.2011 tarih ve 2010/171-2011/33 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 26.11.2013 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av...... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi .... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin “TACAR+Şekil” markasını 04.01.1978 tarihinden itibaren “Fiberglass Deniz Tekneleri” emtiası için tescil ettirip yenilemek suretiyle halen kullandığını, markanın tanınmış marka olduğunu, davalı şirketin ticaret unvanı içerisinde “TACAR” kelimesinin bulunduğunu, aynı sektörde iş yapan davalı şirketin iltibas yaratan bu kullanımının müvekkilinin marka hakkına tecavüz oluşturduğunu, Naviga Dergisi’nin 2005 yılı Aralık sayısında “TACAR TİCARET” olarak davalının tekne reklamı verdiğini, 2005 yılında “Boat Show Fuarı”na katılan davalının “TACAR” ibaresini ön plana çıkardığını,
"www.tacartrade.com" internet adresi kullanan davalının tanıtım ve reklam yaptığını ileri sürerek, davalının anılan kullanımlarının davacı markası ile iltibasa neden olduğunun, haksız rekabet ve marka hakkına tecavüz oluşturduğunun tespiti ile tecavüzün önlenmesini, ürünlere ve tanıtım vasıtalarına el konulmasını, davalının unvanının tamamının sicilden terkinini, internet sitesinin yayından kaldırılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin ticaret unvanını tescil ettirdiği gibi kullandığını, tekne üretmediklerini, pazarlamasını yaptıklarını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalı unvanının tescil edildiği 1997 yılından davanın açıldığı 2006 yılına kadar davacının sessiz kaldığı, her iki tarafın tescilli kullanımlarının hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce yapılan bozmada, davalının unvanını tescil ettirdiği şekilde kullanmadığı, davacının markasından yararlanmak amacıyla markasal olarak kullanma arzusunda olduğu, davalının unvan tescilinin yapıldığı 1997 yılından davanın açıldığı 2006 yılına kadar davacının sessiz kaldığına ve davacının hak kaybına uğradığına ilişkin gerekçenin de isabetli olmadığı,
davacının ve davalının tüm delillerinin davacının öğrenme tarihi bakımından ele alınıp tartışılması ve sessiz kalma ile hak kaybı olgusunun buna göre saptanması gerektiği hususları belirtilmiş olup, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve değerlendirme sonucu, davacının marka hakkına tecavüzü ilk kez Naviga Dergisi’nin Aralık sayısındaki Boat Show Fuarı’na ait ilanlardan öğrendiğinin kabulü gerektiği, davalı tarafından konu ile ilgili olarak yeni bir kanıt gösterilemediği,
bozma kararında belirtildiği üzere davacının markasal kullanımı öğrendikten, ticaret unvanının varlığından haberdar olduktan itibaren makul sürede dava açtığının kabulü gerektiği sonucuna varılarak, davanın kabulü ile davalının ticaret unvanının kılavuz sözcüğü olan “Tacar” ibaresini fuarlardaki tanıtımlarında, kataloglarında, broşürlerinde, sair tanıtım gereçlerinde baskın karakterlerle yazmak ve öne çıkarmak suretiyle kullanmasının markasal kullanım olduğunun tespiti ile önlenmesine, bu türlü tecavüzlerinin sonuçlarının giderilmesine,
internet sitesinin alan adında yer alan “Tacar” ibaresinin kullanılmasının da markaya tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespiti ile yayından kaldırılmasına, davalı şirketin ticaret unvanında yer alan ve davacının markası ile iltibas yaratan “Tacar” ibaresinin unvandan çıkarılmasına, diğer ibarelerin faaliyet ile ilgili olduğundan sicilde kayıtlı kalmasına, karar kesinleştiğinde hüküm özetinin ulusal bir gazetede ilan edilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, davalının ticaret unvanında geçen “TACAR” ibaresini ön plana çıkararak yaptığı tanıtım ve reklam faaliyetlerinin aynı ibarenin davacı adına marka olarak tescilli olması nedeniyle davacı markası ile iltibasa neden olduğu iddiasıyla haksız rekabet ve marka hakkına tecavüz oluşturduğunun tespiti ile tecavüzün önlenmesi, davalının unvanının tamamının sicilden terkini ve internet sitesinin yayından kaldırılması istemlerine ilişkindir.
Davaya konu “Tacar” ibaresinin davacı adına 04.01.1978 tarihinden itibaren “Fiberglass deniz tekneleri” emtiasında tescilli olduğu, davalının da unvanının 25.02.1997 tarihinden itibaren tescilli olduğu, davalı şirketin ortağı olan Tevfik Tuğrul Tacar'ın “Tacar Ticaret Marin” adlı firmasının da 21.03.1986 tarihinde tescil edilmiş olduğu dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmıştır.Bu durumda, dava tarihine gelinceye kadar davalı şirketin tescilli ticaret unvanının ayırt edici,
tanıtıcı kısmı olan “Tacar” ibaresi ile faaliyet gösterdiği tekne ticareti alanındaki kullanımına davalının bu tescilinden haberdar olan veya olması gereken davacının bir itirazda bulunmadığı ancak ne zaman ki davalı, tescilli ticaret unvanının kendisine bahşettiği yasal kullanım sınırlarının dışına çıkarak ticaret unvanının davaya konu ayırt edici kısmını mal ve hizmetlerinin tanıtımında ön plana çıkararak,
marka gibi kullandığı anda davacı, davalının bu kullanımına karşı çıkarak işbu davayı açmıştır.Bu durumda, davalının ticaret unvanının ayırıcı unsurunu amacına aykırı olarak markasal anlamda tanıtımlarda, reklamlarda, dergilerde ve internetteki kullanımlarının davacının marka hakkına tecavüz teşkil etmesi nedeniyle davalının, marka hakkına tecavüz oluşturan bu eylemlerinin tespiti ile önlenmesi ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına yönelik olarak verilen karar yerinde ise de davalının uzun yıllardır davacı tarafından itiraza uğramadan kullandığı,
tescilli ve koruma altındaki ticaret unvanının ayırıcı unsurunu teşkil eden “Tacar” ibaresinin ticaret unvanından terkinine ilişkin olarak verilen karar yerinde değildir.Buna göre, Dairemiz bozma ilamına da yapılan bu açıklamalar doğrultusunda anlam verilerek davacının, davalı yönünden kazanılmış hak kapsamında kalan ticaret unvanının ayırt edici kısmı olan “Tacar” ibaresinin sicilden terkinine yönelik isteminin reddi gerekirken, yazılı şekilde anılan ibarenin ticaret unvanından çıkarılmasına karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu yönden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/2112, K. 2013/21588, 28 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama