KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/2206 E., 2012/3872 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Mart 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
389 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Konya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28/12/2009 tarih ve 2009/298-2009/529 sayılı kararı bozan Daire’nin 14/11/2011 gün ve 2010/4308-2011/15004 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin müvekkilinden kar payı karşılığında para tahsil ettiğini ve parasını geri ödemediğini, müvekkili tarafından davalı şirket aleyhine Herne-Wanna Sulh Hukuk Mahkemesinde açılan alacak davasının kabulüne karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini ileri sürerek, Herne-Wanna Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından verilen kararın ve masraf tespitine ilişkin kararın tenfizini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, yabancı mahkeme ilamının maddi hukukumuzdaki kamu düzenine aykırı olduğunu, Türk mahkemelerinde aynı konudaki davalarda verilen kararlarla çeliştiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının Alman mahkemelerinde açtığı davada davalı şirkette ortaklığının bulunduğu kabul edilerek karar verildiği, ancak Türk mahkemelerinde açılan bu tür alacak davalarının davacının şirkete karşı ortaklık ilişkisinin kurulmadığı, şirket ortağı bulunmadığı gerekçeleri ile TTK 405/2 maddesinde "Pay sahipleri sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemezler, tasfiye payına müteallik hakları mahfuzdur" şeklinde yasal düzenleme karşısında reddedildiği, kararların Yargıtay'ca onaylandığı,
yasal düzenleme karşısında yabancı mahkeme kararının tenfizine karar verilmesi halinde açıkça Türk yasalarına aykırı bir durum oluşacağı, kanun önünde eşitlik ilkesine ve kamu düzenine aykırı olacağı, tenfize konu kararda hisselerin iadesine karar verilmediğinden tenfizin kabulü halinde mükerrer tahsilat yapılabileceği, yabancı mahkeme yargılamasında davalının savunma hakkının kısıtlandığı ve gıyap kararı verilerek davacının iddiaları incelenmeden kabul edildiği,
bu durumun da Türk kamu düzenine aykırı olduğu gerekçeleriyle davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 14.11.2011 günlü ilamında açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm temyiz itirazları reddedilerek karar davacı yararına bozulmuştur.
Davalı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/2206, K. 2012/3872, 15 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama