KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/2220 E., 2013/18645 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Ekim 2013
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
474 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 02/06/2011 tarih ve 2007/443-2011/318 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 22/10/2013 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp, hazır bulunan davacı vekili Av.... ile davalılardan Ömer Ramizoğlu vekili Av. Orhan Önder dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi...tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalıların ...Dış Ticaret A.Ş.'nin geçmişteki yönetim ve denetim kurulu üyeleri olup, eylemleri ile şirketi zarara uğrattıklarını, önceki yıllarda T.İmar Bankası T.A.Ş iştiraki bulunan şirketin 30.07.2002 tarihinde 43.490,00 TL tutar ile grup bankasının bedelli sermaye artırımına katıldığını, 2002 ve 2003 yılları içerisinde muhtelif tarihlerde yaptığı bu ödemelere ilişkin finansmanını da başka bir grup bankası olan İmar Off Shore Ltd.'den sağladığını,
şirketin sağladığı yabancı kaynakları kendi işletme sermayesi ihtiyacı için ve daha verimli şekilde kullanması gerekirken İmar Bankası T.A.Ş. hissesi satın alımında kullanılması sonucu davacı şirketin zarara uğratıldığını, yine şirket kasa hesabında muhasebe kayıtlarında gözükmekle birlikte fiilen mevcut olmayan nakit paranın (174,57 TL) gerekli takip yapılmayarak zarara dönüşmesinden görevlerini yerine getirmeyen davalıların sorumlu olduğunu ileri sürerek, yapılan ıslah sonucu 43.664,57 TL ortaklık zararının davalılardan faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar ve vekilleri, davanın yasal mesnetten yoksun olduğunu savunarak, reddini istemişlerdir. Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirketin sermaye artırım taahhüdünden çok önce İmar Bankasının hissedarı olduğu, dosyada hisse yatırımının değerinin kalmadığına ilişkin bir veri ya da belgeye rastlanmadığı, kasa açığı konusunda ise dosyada bu hususta objektif denetime elverişli bir belgenin bulunmadığı, bu haliyle zararın ispat edilemediği gerekçesiyle kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Ancak, 5411 sayılı Kanun'un 133/son maddesi kapsamında açılan veya açılacak davalar ile kanuni halef sıfatıyla takip edilen davalarda, lehine hükmedilen tarafa vekalet ücreti maktu olarak belirleneceği hükmünü haiz olup, mahkemece, davalılar yararına maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde nispi vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamış ve kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiş ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün anılan yönden davacı yararına düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/2220, K. 2013/18645, 24 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama