İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2012/2723 K.2013/19832

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 29. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16.11.2011 tarih ve 2011/222-2011/53 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 05.11.2013 günü başkaca…

Esas2012/2723Karar2013/19832Tarih7 Kasım 2013Okuma5 dk · 906 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2012/2723 E., 2013/19832 K.·Mahkemesi :ticaret Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
7 Kasım 2013
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

906 kelime·5 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 29. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16.11.2011 tarih ve 2011/222-2011/53 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 05.11.2013 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, taraflar arasında 21/02/2003 tarihli taşıma anlaşmasına dayalı olarak davalının Adana ilindeki direkt depo bayilerine tüp dağıtım işinin müvekkili şirketçe üstlenildiğini ve sözleşme gereklerinin yerine getirildiğini,

sözleşmenin 4. maddesinde işbu anlaşmanın 21/02/2003 tarihinde imzalanmasına karşın taşıma işinin fiilen başlayacağı tarihten itibaren 3 yıl süre ile geçerli olacağı ancak davalının anlaşmanın sona eriş tarihinden en az 60 takvim günü önce veya müteahhit anlaşmanın sona eriş tarihinden en az 120 takvim günü önce yazılı fesih bildiriminde bulunmadığı takdirde anlaşmanın aynı koşullarla bir yıl daha uzatılmış sayılacağı hükmünün yer aldığını, 21/02/2006 tarihinden bugüne dek sözleşmenin bu şekilde uzayıp sürdüğünü,

bu tarihten 60 gün öncesinde sözleşmenin yenilenmeyeceğine ait müvekkili şirkete bildirim yapılmaması nedeniyle aynı koşullarla sözleşmenin 21/02/2011 tarihine kadar uzamış sayılması gerektiğini, ancak davalının sözleşmedeki açık hüküm ve bildirimlere karşın sözleşmeyi haksız olarak tek yönlü feshettiğini ve müvekkili şirketteki tüpleri geri aldığını ileri sürerek haksız feshe dayalı müvekkilinin 151.596 TL kâr kaybından fazla haklar saklı kalmak üzere şimdilik 15.000 TL'nin faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş,

24/10/2011 tarihli ıslah dilekçesi toplam 89.357 TL'nin faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili, taraflar arasındaki sözleşmedeki uzatma hakkının bir defaya mahsus bulunduğunu, takip eden yıllarda devam edeceğine dair sözleşmede hüküm bulunmadığını, bu kapsamda sözleşmenin 21/02/2006 tarihinde sona erdiğini, en son protokolün 21/02/2009 tarihinde yapılmasına göre sözleşmenin sona erme tarihinin 21/02/2010 olduğunu, kaldı ki sözleşmenin süresinden önce feshedilmediğini, sözleşmedeki hükümlere göre sözleşmenin kendiliğinden 21/02/2010 tarihinde sona erdiğini, bu nedenle davacının kâr mahrumiyetine ilişkin talebinin dayanağının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, yanlar arasındaki sözleşme 2003 yılından itibaren 3 yıl süre ile sürmüş olup, 3.yılın sonundan önce sözleşmenin 4. maddesinde yazılı sürede sözleşme feshedilmediğinden ilk kurulan sözleşme 2006 yılından itibaren sürerek 2007 yılında kendiliğinden sona ermiş duruma girdiği, sözleşme koşullarında aynı usule ilişkin sözleşmenin süreceğine dair bir belirleme bulunmadığından sözleşmenin kendiliğinden sona erdiği,

sözleşmenin sona ermesinden sonra taraflar tekrar biraraya gelerek 2007 yılında 1 yıllık 2008 yılına kadar, 2008 yılında 1 yıllık ve 2009 yılına kadar, 2009 yılında da 2010 yılında bitmek üzere 1 yıllık olmak üzere sözleşme yaptıkları, bu sözleşmenin bir yıl olarak uzatıldığına ilişkin protokolde tarafların imzasının bulunduğu, bu kapsamda ilk sözleşmenin kendiliğinden devam etmediği, 2009 yılında yapılan protokolde de süre bir yıllık olup, buna göre yanlar arasındaki ilişkinin 21/02/2010 tarihinde sona erdiği,

bu durumda sözleşmenin davalı tarafca haksız feshedildiğinin kabulü ile davacının kâr mahrumiyeti adı altında talepte bulunmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle yerinde görülmeyen davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava, taraflar arasında düzenlenen taşıma sözleşmesinin davalı tarafından haksız feshi nedeniyle davacının sözleşme süresi sonuna kadar elde edemediği kar mahrumiyetinin tazmini istemine ilişkindir.

Davacı, 21/02/2003 tarihinde imzalanan sözleşmenin 4. maddesinde, işbu anlaşmanın taşıma işinin fiilen başlayacağı tarihten itibaren 3 yıl süre ile geçerli olacağı ancak davalının anlaşmanın sona eriş tarihinden en az 60 takvim günü önce yazılı fesih bildiriminde bulunmadığı takdirde aynı koşullarla bir yıl daha uzatılmış sayılacağı hükmünün yer aldığını, 60 gün öncesinde davalı tarafından sözleşmenin yenilenmeyeceğine ait bildirim yapılmaması nedeniyle aynı koşullarla sözleşmenin 21/02/2011 tarihine kadar uzamış sayılması gerektiğini iddia etmiş, davalı da,

ilk sözleşmenin bitim tarihi 21.2.2006 tarihinden itibaren birer yıllık protokol yapıldığından 21.2.2003 tarihli sözleşmenin 4. maddesi hükmünün artık uygulanmayacağını, en son protokolün 21/02/2009 tarihinde yapılmasına göre sözleşmenin sona erme tarihinin 21/02/2010 olduğunu savunmuştur.

Mahkemece yapılan yargılama sonucunda ilk sözleşmeden sonra taraflar arasında birer yıllık protokol yapıldığı, buna göre sözleşmenin 21/02/2010 tarihinde kendiliğinden sona erdiği, bu durumda sözleşmenin davalı tarafça haksız feshedilmediği, davacının kâr mahrumiyeti adı altında talepte bulunmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle yerinde görülmeyen davanın reddine karar verilmiştir.

Taraflar arasındaki uyuşmazlık, sözleşmenin davalı tarafından haksız feshedilip edilmediği ve haksız fesih edilmiş ise davacının talep edebileceği tazminat miktarı noktalarında toplanmaktadır. Davalının, hiçbir neden göstermeksizin sözleşmeyi feshettiği dosya kapsamıyla sabittir. Taraflar arasında ilk sözleşme 21.2.2003 tarihinde 3 yıllığına yapılmıştır. Daha sonra taraflar arasında 21.2.2007, 21.2.2008 ve 21.2.2009 tarihlerinde protokol düzenlenmiştir.

Anılan protokollerde ilk sözleşme olan 21.2.2003 tarihli sözleşmeye ek olarak düzenlendiği ve 21.2.2003 tarihli sözleşmenin aynı koşullarla bir yıl daha uzatıldığı belirtilmiştir. Bu durumda mahkemenin kabulünün aksine ilk sözleşme ortadan kaldırılmamış, ilk sözleşmenin 4. maddesine açıklık getirilerek sözleşmenin devamı sağlanmıştır.

Dosya kapsamından davalının süresinde feshi ihbarda bulunmadığı da sabit olup, mahkemece taraflar arasındaki sözleşmenin davalı tarafından haksız feshedildiğinin kabulü ile işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

2- Ayrıca, davacının bu sözleşmenin ifa edilmemesi nedeniyle elde edeceği net kazancı, yapabileceği tüm giderler ile davalı tarafça sözleşmenin feshi üzerine benzer nitelikteki bir işi ne kadar sürede temin edebileceği araştırılarak böyle bir işi edinmesi için gereken asgari makul süreye tekabül eden net kazanç tutarınca kazanç kaybının hesaplanması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış hükmün bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 07.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/2723, K. 2013/19832, 7 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/2723
Karar No
2013/19832
Tarih
7 Kasım 2013

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2012/2729 K.2013/26045
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2012/2741 K.2013/26039
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2012/2758 K.2013/26051
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2012/2761 K.2013/26044
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2012/2779 K.2013/39770
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2012/2780 K.2013/38508

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.