İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2012/306 K.2013/1712

Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27.04.2011 tarih ve 2010/486-2011/227 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla,…

Esas2012/306Karar2013/1712Tarih25 Ocak 2013Okuma5 dk · 936 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2012/306 E., 2013/1712 K.·Mahkemesi :ticaret Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
25 Ocak 2013
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

936 kelime·5 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27.04.2011 tarih ve 2010/486-2011/227 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin uzun yıllardan beri ...'da gurbetçi olarak çalışıp biriktirdiği paraları ... ve alt kuruluşu niteliğindeki ...'ye verdiğini, ancak parasını geri alamadığı için mağdur durumda olduğunu, müvekkili adına davalı şirket tarafından 02.08.2000 tarihli hisse durum belgesi ile 700 hisse karşılığı 28.700 Euro şirketten alacağı olduğunun gösterildiğini ileri sürerek, müvekkilinin alacağının davalının temerrüde düştüğü 24.02.2000 tarihinden itibaren hesaplanacak en yüksek kanuni faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, ödemenin ispatlanması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, tüm dosya kapsamına ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının davalı şirketlerde ortaklık pay defterinde kayıtlı olmadığı ve münferiden paydaşlığı bulunmadığı, ...’de bulunan 700 payını devretmiş olduğu, devredilen hisselere ilişkin başka bir dava bulunduğu, aslı ibraz edilemeyen ortaklık durum belgesi ile doğrudan davalı şirketlere para verdiğini kanıtlayamadığı, ortaklık durum belgesi incelendiğinde parayı alanın kim olduğu ve davalı şirketler ile şahıslar arasında ne gibi bir ilişkinin bulunduğunun tespit edilemediği ve davacının bunu ortaya koyacak delilleri de sunmadığı,

dosya kapsamına göre davacının davalı şirketlerin ortağı olmadığı, kaldı ki TTK'nın 329. ve 405. maddeleri uyarınca anonim şirketlere ortak olanların şirketten hisselerini geri almalarını talep edemeyecekleri, ancak şirket tasfiye anında hisseleri mukabilince alacaklarını alabileceklerinin hüküm altına alındığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir. Dosyada mübrez bilirkişi raporunda davacının ...’nde bulunan toplam 700 hissesini devrettiği, devredilen bu hisse ile ilgili olarak bir diğer dava dosyasında (2010/87) değerlendirme yapıldığı, bu nedenle davacının davalı şirketlerde paydaşlığının bulunmadığı bildirilmiş, mahkemece de rapor benimsenerek yukarda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.

Davacı dayanağı ortaklık durum belgesi, aslı sunulmadığından bahisle mahkemece kabul ve değerlendirmeye esas görülmemiş ise de, 8.12.2010 tarihli celsede belge aslının dosyaya sunulmuş olduğu belirtilmiş olduğu gibi bilirkişi raporunda daha sonra devredildiği belirtilen 700 adet hisse ile davacının ...’de paydaş olduğunun bildirilmiş olduğu gözlenmekle söz konusu belgenin davalı ... tarafından kabul gördüğü ve pay defterine de bu yolda kayıt düşülmüş olduğu açıktır.

Bu durumda, mahkemenin mübrez belge ile davalı şirketler arasında ne gibi bir ilişki bulunduğunun tespit edilemediğine ilişkin gerekçesi yerinde değildir.

Öte yandan, bilirkişi raporunda davacının davalı ...’n-de bulunan paylarını devrettiği belirtilmiş ve mahkemece de bir başka dava dosyasında bu hisselerle ilgili değerlendirme yapıldığı belirtilmiş ise de, bu husus Yargıtay denetimine elverişli biçimde açıklanıp belgelendirilmemiş, hamiline yazılı hisse senetlerinin devre rağmen ne sebeple davacının elinde bulunduğu hususuna açıklık getirilmemiştir.

Öte yandan, mahkemenin kararında davacının davalı şirketlere ortaklığının saptanmasi halinde dahi TTK’nın 329 ve 405. maddeleri uyarınca, sermaye olarak verdiği bedelin iadesini isteyemeyeceği gerekçesine yer verilmiştir.

Davacının davalı şirket ve/veya şirketlere ortaklığının sahih olması halinde hiç kuşkusuz anılan yasa maddeleri uyarınca paylarının karşılığını talep etmesi mümkün değil ise de, davacı davada, şirkete ortak olmak amacıyla para vermediğini, paranın istendiği anda iadesinin vaad edildiğini ileri sürmüş olup davacının delilleri arasında yer aldığı ve Dairemize intikal eden emsal dosyalardan da bilindiği üzere; ... Ağır Ceza Mahkemesi ve ...

Ağır Ceza Mahkemesi'nde davalı şirketlerin yöneticileri davacının iddiasına dayalı eylemlerinden ötürü suç işlemek amacıyla örgüt kurmak ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından yargılanmışlardır.

Bu dosyalarda düzenlenen iddianamede ve dayanak 07.09.1999 tarihli denetim raporunda şirketin yasal defter ve kayıtlarında görülmesine rağmen 1995, 1996, 1997 yıllarında ortak olmak amacıyla para toplanan tasarruf sahiplerine Alman Markı bazında sırayla yıllık %18, %18 ve %20 oranında kâr payı dağıtımlarının şirket faaliyet sonuçlarından bağımsız olarak gerçekleştirildiği,

anılan yıllarda, şirketin önemli tutarda zarar ettiği halde bu oranda kâr payı dağıtmasının ancak sisteme yeni giren katılımcılardan toplanan paralarla karşılanmasının mümkün olduğu holdingce tasarruf sahiplerine verilen hisselerin daha sonra geri alındığı ve yeni ortak olmak isteyenlere satıldığı, holdingin aracı rol üstlendiği ancak böyle bir yetki belgesinin olmadığı, ... ve ...'nin geçmiş yıllara ait mali tablolarında şirketlerin yüklü miktarlarda zarar ettikleri, faaliyet kârı olmamasına rağmen kâr payları dağıttıkları tespitlerine yer verildiği,

ayrıca davacının delili olan ve bilirkişilerce değerlendirilmesi gerektiğine işaret edilen SPK ve Meclis Araştırma Komisyonu raporları, SPK duyuruları mahkemece değerlendirilmemiştir.

Bu durumda, iddianın ileri sürülüş biçimi nazara alındığında, davanın, davalıların iddia olunan organize ve haksız fiillerinden kaynaklanan bir istirdat davası niteliğinde olduğu da gözetilmek suretiyle BK'nın 53. maddesi gereğince ancak kesinleşmiş bir mahkumiyet kararında ceza hakiminin kabul ettiği maddi vakıaların hukuk hakimini bağlayacağı gözetilmek, her iki ceza dosyasının kesinleşip kesinleşmediği belirlenip,

bu dosyalara sunulmuş deliller ve davacının dayandığı resmi kurum raporları somut davadaki delillerle birlikte değerlendirilmek ve dava tarihi itibariyle davacının pay defterine kaydedilen payının gerçekten de şirket sermayesinde yer alıp almadığı belirlenmek, ibraz edilen hisse senetlerinin geçerli ve sahih olup olmadığı araştırılmak suretiyle davacının iddiasının araştırılması gerekir.

Tüm bu delillerin değerlendirilmesi neticesinde davacının ortak olmadığının anlaşılması halinde ise hukuki ilişkinin kurulduğu tarih itibariyle yürürlükte bulunan 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 10. maddesindeki “Bu Kanunun uygulanmasında yazılı ya da sözlü olarak veya herhangi bir şekilde halka duyurulmak suretiyle ivazsız veya bir ivaz karşılığında istendiğinde ya da belli bir vadede iade edilmek üzere para kabulü mevduat kabulü sayılır.

Karşılığında mevduat cüzdanı yerine katılma belgesi, makbuz, senet ve benzeri belgelerin verilmesi, alınan paraların mevduat sayılmasına engel değildir.” hükmüne göre eylemin, izinsiz mevduat toplamak olduğu kabul edilmek ve her bir davalının hukuki durumunun ve mümeyyiz davalılar vekilinin zamanaşımı def'inin buna göre tayin ve takdir edilmesi suretiyle karar verilmek üzere mahkemece verilen kararın davacı ve mümeyyiz davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı ve mümeyyiz davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı ve mümeyyiz davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 25.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/306, K. 2013/1712, 25 Ocak 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/306
Karar No
2013/1712
Tarih
25 Ocak 2013

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2012/308 K.2013/473
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2012/308 K.2013/837
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2012/310 K.2013/377
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2012/310 K.2013/601
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2012/312 K.2013/409
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2012/313 K.2013/653

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.