KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/337 E., 2013/17424 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Ekim 2013
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
575 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 09.03.2011 tarih ve 2006/169-2011/179 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 01.10.2013 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı vekili Av. ...dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirkete nakliyat poliçesiyle sigortalı bulunan traktör emtiasının davalı şirket tarafından üstlenilen İtalya-Türkiye arasındaki taşımada söz konusu emtianın gemiye yüklenmeden önce limana getirilmek üzere yapılan taşıma esnasında çalındığını, hırsızlık olayının davalı şirketin eksiksiz olarak aldığı emtiayı kendi denetiminde bulunduğu sırada gereken özen ve kontrolü göstermemesi nedeniyle meydana geldiğini, ekspertiz raporu ile tespit edilen 94.702,28 TL'lik zararın 20.12.2005 tarihinde müvekkili tarafından sigortalısına ödenmek suretiyle müvekkilinin sigortalısının haklarına halef olduğunu ileri sürerek, 94.702,28 TL'nin avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya konu taşımanın müvekkili tarafından değil, dava dışı İtalya'da mukim şirketler tarafından üstlenildiğini, müvekkilinin bir sorumluluğunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, hasar tarihi itibariyle geçerli bir poliçe olmamasına rağmen davacı sigorta şirketi hasar tazminatını ödeyip ibraname almış olup, alınan ibraname alacağın temliki olarak değerlendirilmekle davacının hasar tazminatını sorumlulardan alacağın temliki hükümleri gereğince talep etme hakkının bulunduğu, dava konusu Treviglio-Cenova taşımasının da davalı firmanın üst taşıyıcı olarak sorumluluğunda gerçekleştirildiği, bu nedenle meydana gelen zarardan davalının taşıyıcı olarak sorumlu olduğu, dava devam ederken çalınan traktörlerden iki adedinin hasarlı olarak bulunduğu,
bulunan iki adet traktörün İtalya'da satılması nedeniyle elde edilen bedelin mahsup edilmesi sonucu hesaplanan 37.064,00 Euro tazminatın ödeme tarihindeki TL karşılığının 59.544,44 TL olup, bu hasar miktarından taşıyıcı olan davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 59.544,44 TL'nin dava tarihi olan 30.03.2006 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan alınmasına, davacının fazlaya ait talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir. 1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince. Dava, davalının taşınmasını üstlendiği traktör emtiasının taşıma sırasında çalınması nedeniyle davacı tarafından yapılan ödemenin davalıdan rücuan tahsili istemine ilişkindir. Çalınan emtialardan bir kısmının dava açıldıktan sonra bulunması nedeniyle bulunan emtiaların satış bedeli hesaplanan tazminat miktarından mahsup edilerek kalan miktara hükmedilmiştir.
Bu durumda, dava açıldığı sırada mevcut koşullara göre istenmesi yerinde olan çalınan emtialara ilişkin tazminat miktarının dava devam ederken bulunan bir kısım emtia nedeniyle azalmış olması karşısında, dava devam ederken bulunarak satılan emtia değerleri bakımından davanın konusuz kaldığının kabulü ile bu kısım yönünden dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına şeklinde hüküm kurularak,
davacıya bu miktara isabet eden yargılama gideri ve vekalet ücretinin yüklenmemesi gerekirken yazılı şekilde davanın kısmen reddine karar verilerek bu nedenle davalı taraf yararına vekalet ücretine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı taraf yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/337, K. 2013/17424, 3 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama