KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/3614 E., 2012/5297 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Nisan 2012
- Mahkemesi
- İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
464 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27/01/2012 tarih ve 2011/252 Esas sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati tedbir talep eden davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati tedbir kararına itiraz eden davalı vekili, davalının “premier point” ibareli 2008/51936 numaralı markasının tescilli olduğunu, “Premier Poınt P şekil” ibareli 2010/65043 kod numaralı markanın tescil sürecinin devam ettiğini, davacının tedbir talebini dayandırdığı “p şekil” ibaresinin müvekkili adına davacı markalarından daha önce tescil edildiğini, “premier point şekil” markasının seri marka koruması kapsamında tescil başvurusu yapılan bir marka olduğunu, tescilli markaya karşı marka hakkına tecavüz iddiasının dinlenemeyeceğini,
müvekkili markası aleyhine açılan hükümsüzlük davası sonunda markanın terkinine karar verilmeden aynı uyuşmazlık üzerinden marka hakkına tecavüzün önlenmesinin istenemeyeceğini, davaya konu uyuşmazlığın çözümünde zorunlu olan bilirkişi incelemesinin yapılmadığını, müvekkiline ait ürünlerin tescilli, TAPDK izni ile üretilen orjinal ürünler olduğunu, davada davalının ikametgahının bulunduğu Mersin 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin yetkili olduğunu, taraf markaları arasında benzerliğin bulunmadığını, davacının tescil ettirdiği markalarını Türkiye'de kullanmadığını ileri sürerek,
davacı tarafından marka hakkına tecavüzün önlenmesi talebiyle açılan davada verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili, davalının dayandığı markaların birisi hariç tamamının henüz kesinleşmemiş olsa da hükümsüzlüğüne karar verildiğini, mezkur markada yer alan işaretin gerçek sahibi olan müvekkilinin TTK nın haksız rekabet hükümlerine göre davalının markayı kullanmasının önlenmesini talep hakkının bulunduğunu, davalının tescilden doğan haklarını markanın gerçek sahibine karşı kullanamayacağını, yolsuz marka sahibinin haksız rekabetinin meni için gerçek hak sahibinin hükümsüzlük davası açmasının yeterli görüldüğünü, hükümsüzlük davasının kesinleşmesi gibi TTK nın 63. maddesine aykırı bir şartın ileri sürülemeyeceğini savunarak talebin reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalının President P şekil markasının 34. sınıfta tescilli olduğu, bu markalardan ikisinin mahkeme kararıyla iptaline karar verildiği, bir marka ile ilgili de derdest dava olduğu, davalı tarafından davacıya karşı öncelik hakkına dayalı hükümsüzlük davası açıldığı, Kanun Hükmünde Kararname hükümleri gereğince, marka tescilli olduğu sürece kullanımının engellenemeyeceği, davalı markaları ile ilgili iptal kararlarının henüz kesinleşmemesi nedeniyle marka tescilinin devam ettiği gerekçesiyle, mahkemece verilen 26/12/2011 tarihli tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Kararı ihtiyati tedbir talep eden davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/3614, K. 2012/5297, 4 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama