KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/3727 E., 2012/8312 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
389 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Yozgat 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13/12/2011 tarih ve 2011/52-2011/681 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 18/05/2012 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı vekili Av. ........ dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, Almanya Dortmund Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından verilen 12.04.2005 tarihli, 5 O 229/04 numaralı ve 17.01.2006 tarihli, 5 O 229/04 numaralı masrafların tesbiti kararlarının kesinleştiğini ileri sürerek, anılan kararların tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkin olup, mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yabancı bir mahkeme kararının tenfiz edilmesi için öncelikle kararın usulünce kesinleşmiş olması gerekmektedir.
Somut olayda, tenfizi istenen Dortmund Asliye Hukuk Mahkemesi’nin kararında, kararın bir suretinin davalıya 27.08.2008 tarihinde tebliğ edildiği ve kararın kesinleşme tarihinin 25.11.2009 olduğu yazılı ise de dosyaya ibraz edilen yabancı mahkeme kararının tercümesinden kararın davalıya hangi usulle tebliğ edildiği anlaşılamadığı gibi dosya içinde davalıya karar tebliğinin nasıl yapıldığına ilişkin de herhangi bir belge mevcut değildir.
Bu itibarla, mahkemece davaya konu kararın tebliğine ilişkin belgeler dosyaya getirtilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Kabule göre de, Dairemizce tenfiz davaları nitelikleri itibariyle eda davası değil, tespit davası mahiyetinde kabul edilmesi nedeniyle maktu harca ve maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, nisbi harca ve nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi de doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/3727, K. 2012/8312, 18 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama