KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/4050 E., 2013/21038 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Kasım 2013
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
498 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 02.06.2010 tarih ve 2005/301-2010/271 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 19.11.2013 günü her iki taraf vekilide mürafadan vazgeçme dilekçeside dikkate alınarak, dosyanın duruşmasız olarak incelenmesine karar verildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin Uzan grubu şirket olduğunu, denetim ve yönetiminin 13.02.2004 tarihinde TMSF’na geçtiğini, şirketin ticari kayıtlarının incelendiğinde nakit ve çek tutarları ile mevcut varlıkları arasında fahiş farklılıklar olduğunun anlaşıldığını, bu durum ortakların ödenmeyen apel borçarından kaynaklandığının tesbit edildiğini, ancak apel ödemesi yapılmış gibi muhase kayıtlarının düzenlendiğini, denetçi olan davalıların denetim yapmayarak zarara neden olduğunu ileri sürerek 180.000 TL ödenmeyen apel borcunun tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Yargılama sırasında TMSF davayı temlik almıştır.
Davalılar ayrı ayrı davanın reddini talep etmişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın şirket yönetim kurulu, denetim kurulu ve ortaklarına karşı açılan sorumluluk davası olduğu, şirketin 09.10.1995 tarihli genel kurulunda 240.000 TL sermaye artışı yapıldığı, bunun 60.000 TL’nin ortaklarca ödendiği 10.000 TL’lik öz sermaye mahsup edildiğinde bakiye 180.000 TL ödenmemiş sermaye borcunun kaldığı, muhasebe kayıtlarının şirket ortaklarının apel borcunu olduğu gibi gösterdiği, zarar kalemi olarak yalnızca apel borcu olduğu, bu borç tutarının da kayıtlara doğru geçirildiği, fiktif kayıt olmadığı,
bu nedenle ortakların sorumluluklarının bulunduğu gerekçesiyle davalılar .. ..., ..., ..., ... ve ... hakkındaki davanın HUMK.409.maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına, davalılar.. hakkındaki davanın sabit olmadığından reddine, apel borcu bulunan davalılardan ...’nın 68.400 TL, ...’nın 36.000 TL,..’nın 36.000 TL, ... .’nın 36.000 TL, ...’nın 1.800 TL ve ...’nın 1.800 TL’den sorumlu olmak üzere toplam 180.000 TL. ödenmeyen apel alacağının temerrüt tarihi 05.09.2008 tarihinden itibaren yasal faizi ile bu davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, temlik alan TMSF vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak, mahkemece karara esas alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davalılardan ..., ..., . ... ., ... ve ...’nın sorumlu oldukları apel borcu 05.09.1998 tarihinde muaccel olduğu halde, dava dilekçesinde alacağın 31.08.2000 tarihinden faizi ile tahsiline karar verilmesi talep edilmesi nedeniyle mahkemece bu tarihten faize karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde 05.09.2008 tarihinden faize karar verilmesi doğru görülmemiş kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de yapılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden kararın HUMK. 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/4050, K. 2013/21038, 21 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama