KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/4957 E., 2013/21456 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Kasım 2013
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
562 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20.09.2011 tarih ve 2009/92-2011/350 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 26.11.2013 günü hazır bulunan davalı vekili Av. ... ile davacı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait tekstil emtiasının CMR Konvansiyonu'na tabi olarak Rusya’ya taşınması için davalıya teslim edildiğini, ancak emtianın alıcısına teslim edilmediğini, alacağın tahsili için başlatılan takibe davalının haksız ve kötüniyetli olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının itirazının iptali ile icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya konu taşımaya ilişkin belgelerin davacı tarafından hazırlandığını, ancak Ukrayna Gümrüğü'nde belgelerin hatalı olması nedeniyle emtiaya gümrükte elkonulduğunu, bunda müvekkilinin kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının sürücüsünün Ukrayna Gümrüğü'ne yanlış belgeler verdiği, bu nedenle gümrük idaresi tarafından mallara elkonulduğu, taşımanın başlamasından bu tarihe 1 yıllık sürenin geçmesine rağmen malların alıcısına teslim edilmediği, CMR Konvansiyonu 20. maddesi hükmüne göre malların kaybolduğunun kabul edilmesinin gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, davalının itirazının 144.311,05 USD yönünden iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, %40 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, taşıma sözleşmesine dayalı tazminat için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Somut olayda, davacıya ait emtianın davalı tarafından Türkiye’den Rusya’ya taşınması sırasında Ukrayna’da emtiaya elkonulduğu ve alıcısına teslim edilmediği uyuşmazlık konusu değildir. Davalı taraf, davacıya ait emtiaya ilişkin taşıma belgelerinin usulüne uygun düzenlenmediğinden Ukrayna Gümrüğü tarafından emtiaya elkonulduğunu savunmuş, davacı ise belgelerin usulüne uygun düzenlendiğini ileri sürmüştür.
Bu durumda, taraflar arasındaki uyuşmazlık, taşıma ve gümrük işlemlerine ilişkin belgelerin usulüne uygun düzenlenip düzenlenmediği, Ukrayna Gümrüğü tarafından emtiaya ve araca elkonulmasında kusurun kimde olduğuna ilişkin bulunmaktadır. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunu hazırlayan heyette uluslararası taşıma ve gümrük işlemleri konusunda uzmanlığı bulunan bilirkişi yer almamaktadır.
Bu itibarla, mahkemece, davaya konu taşımaya ilişkin tüm belgelerin dosyaya ibrazının sağlanarak, uluslararası taşıma ve gümrük işlemleri konusunda uzmanlığı bulunan bir bilirkişinin de içinde bulunduğu heyetten, taşımaya konu belgelerin kim tarafından düzenlendiği, usulüne uygun düzenlenip düzenlenmediği, Ukrayna Gümrüğü tarafından elkonulmasında kusur ve sorumluluğun kimde olduğuna ilişkin rapor alınmak suretiyle, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
3- Öte yandan, davaya konu olay tazminat hukukunu ilgilendirdiğinden ve tazmini gerekecek bedel yanlar arasında açıkça kararlaştırılmayıp, tazminatın belirlenmesi için CMR Konvansiyonu hükümlerine göre hesaplama yapılması gerektiğinden, likit olmayan tazminat niteliğindeki alacağa dayalı takibe itirazın iptali davasında, davacının inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/4957, K. 2013/21456, 26 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama