KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/4969 E., 2012/9044 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
354 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 06/12/2010 tarih ve 2007/692-2010/549 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı kurum ile aracı kurum hizmetleri sözleşmesi imzaladığını, müvekkilinin sözleşme tarihinden itibaren elde ettiği kazancı öğrenmek için davalıya başvurduğunda kendisine kurumun kâr etmediğinin ve hatta ana parasının ödenmesinin zor olduğunun, çalışan personelin, müşterilerine ait paraları zimmetine geçirdiğinin bildirildiğini, müvekkilinin anaparasının davalı tarafın ibra edilmesi halinde ödenebileceğinin belirtildiğini, baskı altında bulunan davacının ana parası karşılığında ibraname imzaladığını ancak söz konusu ibranamenin hukuki geçerliliğinin bulunmadığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 7.000 TL kâr kaybı ve zararın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında imzalanan belgenin feragatname niteliğinde olduğunu ve taraflar arasındaki borcu ortadan kaldırdığını, davacının hiçbir şekilde mecbur olmadığı halde, elinde her türlü hukuki imkan varken üç adet ibraname düzenlediğini bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında 14/12/2005 tarihinde yatırım hizmetleri sözleşmesi imzalandığı ve davacının sözleşme gereği davalının müşterisi olduğu, bu tarihten itibaren davacının yatırım işlemlerinin davalı tarafça yerine getirildiği, davacının davalı şirkette bulunan parasının 14/05/2007, 17/05/2007 ve 28/05/2007 tarihli üç adet ibraname düzenlenerek ödendiği, davacıya ödenen toplam miktarın 95.800 TL olduğu, bir kimsenin bir sözleşmeyi yapması halinde kendisi adına yararlı sonuçlar sağlayacağı veya yapmazsa bundan yoksun kalacağı düşüncesi ve inancının ikrahın varlığı için aranan koşullardan olmadığı ve yasada belirtilen anlamda ikrahın varlığının kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/4969, K. 2012/9044, 28 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama