KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/5207 E., 2013/21458 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Kasım 2013
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
402 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 45. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18.10.2011 tarih ve 2011/226-2011/29 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı Banka vekili ve borcu üstlen TMSF vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 26.11.2013 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ...., borcu üstlenen TMSF vekili ..... ile davalı ... vekili Av. .... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin, davalı bankanın Denizli Şubesi'ne 30.11.1999 tarihinde 50.300,00 USD vadeli hesap açtığını, banka personelinin yanlış yönlendirmesi sonucunda tasarrufun off-shore hesabında değerlendirildiğini, davalı bankanın yönetimine ... tarafından el konulduğu, bu nedenle müvekkilinin parasını tahsil edemediğini ileri sürerek, 25.527,00 TL'nin temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka ve borcu üstlenen TMSF vekili, davalı banka ile offshore bankasının farklı tüzel kişilikler olduğunu, aralarında organik bağ bulunmadığını, davanın zamnaşımına uğradığını, BK'nın 31. maddesindeki hak düşürücü sürenin dolduğunu, davacının daha fazla faiz getirisi sebebiyle kendi iradesi ile off shore bankasını tercih etmiş olup sorumluluğun kendisine ait olduğunu, talep edilen faiz miktarının fahiş olup yatırılan paranın vadesiz hesapta olduğu gözetilerek uygulanacak faiz oranının vadesiz hesaplara uygulanan faiz oranı olması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı bankaya yatırdığı paranın rızası hilafına Egebank Offshore Ltd.’ye aktarıldığı, davacının devlet güvencesi altında olan bir bankaya inanarak, inançlı bir işlem yaptığı ancak bankanın müşterisini zarara uğrattığı, banka ile Egebank Offshore Ltd. arasında organik bir bağ olduğu, davalı bankanın davacının zararından sorumlu olduğu, TMSF’nin zarardan sorumlu olan davalı bankanın borcunu üstlenmiş olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, anılan bedelin temerrüt faizi ile birlikte borcu üstlenen TMSF’den tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı banka vekili ve borcu üstlenen TMSF vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı Banka vekili ve borcu üstlen TMSF vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/5207, K. 2013/21458, 26 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama