KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/5318 E., 2013/21570 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Kasım 2013
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
- Birleşen dava
- KARŞIYAKA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 2004/17 ESAS
Karar Metni
1.000 kelime·5 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Karşıyaka 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 30/12/2011 tarih ve 2003/393-2011/418 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 26/11/2013 günü hazır bulunan davacı vekili Av. .....ile davalılar vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, asıl davada davalı Kind Dış Ticaret Ltd.
Şti.'ne ait binanın müvekkili şirket tarafından 05.11.2002-05.11.2003 tarihli Yangın Sigortası Poliçesi ile, bina içerisinde bulunan emtianın ise 05.11.2002-05.11.2003 tarihli Yangın Abonman Sigortası poliçesi ile sigortalandığını, sigortalı şirkete ait binada 27.02.2003 tarihinde davalı ...'a ait Altınısı firmasında çalışan diğer davalılar ... ve ... tarafından yapılan kaynak işi sırasında yangın meydana geldiğini ve sigortalı şirkete ait bina ve bina içerisinde bulunan pamuk emtiasının büyük ölçüde yanarak hasar gördüğünü, yangının davalılar tarafından yapılan kaynak işi sırasında meydana gelmesi nedeniyle davalıların sorumlu olduğunu,
sigorta eksperi tarafından düzenlenen rapor doğrultusunda her iki poliçe kapsamında sigortalı şirkete 05.05.2003 tarihinde toplam 599.500 TL ödeme yapıldığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 150.000 TL'nın ödeme tarihi olan 05.05.2003 tarihinden itibaren işleyecek yasal birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Birleştirilen 2004/17 Esas sayılı dosyada ise aynı vakıalara dayalı olarak, saklı tuttuğu fazlaya ilişkin 449.500 TL sigorta tazminatının ödeme tarihi 05.05.2003 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, dava konusu olayla ilgili olarak Karşıyaka 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2003/216 Esas sayılı dosyasında yargılamanın devam ettiğini, olayda müvekkillerinin kusurunun bulunmadığını, ceza davasının bekletici mesele yapılması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, sigortalı yerde yangının meydana geldiği gün, davacı şirketin sigortalısına ait depodaki kaynak işlerinin yapılması için işyerine bir defalık olarak -davalı ...'a ait- Altınısı isimli firmanın çalışanları kaynakçı elemanları olan diğer davalıları getirdiği, davalı ... tarafından yapılan kaynak yapımı esnasında, havada uçuşan, kuru, ince ve yoğun pamuk tozlarının aniden tutuşması sonucunda yangının oluştuğu, yapılacak kaynak işi ile ilgili taraflar (davalılar ile davacı şirket sigortalısı) arasında herhangi bir iş sözleşmesinin bulunmadığı,
kaynakçı eleman talep edilerek yapılacak işlerin bu elemanlara fabrikada fabrika müdürü tarafından gösterilerek tarif edildiği, yangın güvenliği açısından son derece riskli bir tesiste gerekli önlemleri almak, denetim ve gözetim görevi bulunan fabrika müdürünün olayda aslî kusurlu olduğu,
yangının meydana gelmesindeki kusurunun mahkemece %90 olarak değerlendirildiği,buna karşılık, fabrikanın özel durumundan kaynaklanan yangın riskini bilmesi mümkün olmayan ve kaynakçının yangın tehlikesi olan yerlerde bulundurmaları gereken teçhizatı alıp kullanma yetkisi bulunmayan kaynak işçisi durumundaki davalılardan ...'ın olayda kusurlarının bulunmadığı,
öte yandan, kaynak işçileri diğer davalıların işvereni olan Altınısı firmasının sahibi davalı ...'ın kaynakçılara kaynak yaparken almaları gereken önlemleri öğretmediği ve gerekli araçların bulundurulup kullanılmasını sağlatmadığı için yangın olayının meydana gelmesinde %10 tali kusurlu olduğu,
teminat kapsamında kalan 397.955 TL gerçek zararın %10'una tekabül eden 39.795,50 TL 'lik bölümünden davalılardan işveren durumundaki ...'ın sorumlu olduğu gerekçesiyle davacı tarafından, asıl ve birleşen davada davalılar ... ve ... hakkında açılan davaların reddine, asıl davada davalı ... hakkında açılan davanın kısmen kabulü ile 39.795,50 TL tazminatın temerrüt tarihi 11.08.2003 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı ... vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, Yangın sigorta Poliçelerine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucu alınan bilirkişi raporlarından ayrılmak suretiyle kaynakçı eleman talep edilerek yapılacak işlerin bu elemanlara fabrikada fabrika müdürü tarafından gösterilerek tarif edildiği, yangın güvenliği açısından son derece riskli bir tesiste gerekli önlemleri almak, denetim ve gözetim görevi bulunan fabrika müdürünün olayda aslî kusurlu olduğu, yangının meydana gelmesindeki kusurunun mahkemece %90 olarak değerlendirildiği,
buna karşılık, fabrikanın özel durumundan kaynaklanan yangın riskini bilmesi mümkün olmayan ve kaynakçının yangın tehlikesi olan yerlerde bulundurmaları gereken teçhizatı alıp kullanma yetkisi bulunmayan kaynak işçisi durumundaki davalılardan ...'ın olayda kusurlarının bulunmadığı, öte yandan, kaynak işçileri diğer davalıların işvereni olan Altınısı firmasının sahibi davalı ...'ın kaynakçılara kaynak yaparken almaları gereken önlemleri öğretmediği ve gerekli araçların bulundurulup kullanılmasını sağlatmadığı için yangın olayının meydana gelmesinde %10 tali kusurlu olduğu takdir edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
HUMK'nun 286. maddesi belirtilen bilirkişinin rey ve mütalaasının hakimi bağlamayacağı hükmü, hakimin bilirkişi raporunu serbestçe takdir edeceği, bilirkişi raporunu yeter derecede kanaat verici bulmazsa bilirkişiden ek rapor (HUMK'nun 283.md) alabileceği veya yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırabileceği (HUMK'nun 284.md) şeklinde anlaşılmalıdır.
Yoksa, çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektiren hallerde mahkeme bir kez bilirkişiye gittikten sonra, bundan dönülerek, uyuşmazlığın çözümünün hakimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki ve mesleki bilgi ile çözümlenebileceği kabul edilemez.
Kaldı ki, mahkemece davacının sigortalısı hakkında açılan Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2003/208-2007/1086 karar sayılı dosyası ile işbu dava dosyasında alınan kusur raporları arasındaki farklılıklar da tartışılıp değerlendirilmemiştir.
Öte yandan dava konusu hasardan sonra düzenlenen 01.04.2003 tarihli ekspertiz raporunda 581.450.20 TL emtia hasarı ve 16.04.2003 tarihli ekspertiz raporunda ise 18.502.34 TL demirbaş hasarı olmak üzere toplam 599.952.54 TL hasar tesbit edilmiş ve davacı sigorta şirketi tarafından sigortalısına ödendiği halde, mahkemece alınan bilirkişi raporlarında zararın 397.955 TL olarak belirlenmesinin gerekçesi de davacı vekilinin tüm itirazlarına rağmen denetime elverişli olarak açıklanmamıştır.
Bu itibarla mahkemece yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınarak tüm dosya kapsamı ve Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2003/208-2007/1086 karar sayılı dosyası da değerlendirilip, tarafların itirazları karşılanılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş kararın davacı ve davalı ... yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin faizin başlangıç tarihi yönünden yaptığı temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/5318, K. 2013/21570, 28 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama