KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/5372 E., 2013/21421 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Kasım 2013
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
460 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 31. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25/10/2011 tarih ve 2011/67-2011/52 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 26/11/2013 günü hazır bulunan davacı vekili Av. .... ile davalı vekili Av.... davalı şirket temsilcisi .... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının müvekkilinin hesabında bulunan 316.065,00 TL.nı ödemekten kaçındığını, oysa davacının... isimli şahsa hesabındaki parayı çekmesi için talimat, yasal yetki belgesi, talimatname vermediğini, davalı Bankanın basiretli bir ticari işletme gibi davranmayarak yasal bir talimatname olmadan kusurlu bir şekilde yetkisiz kimseye ödeme yapmış olduğunu ileri sürerek, bu meblağın olay tarihinden itibaren tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın müvekkil bankanın ödeme gücünden yararlanmak saikiyle ve kötüniyetle ikame edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, dava konusu işlemleri gerçekleştiren kişinin davacı şirket için çalışan ve talimat yoluyla bankadan para çekme işlemlerini dava konusu dönem öncesinde de gerçekleştiren kişi olduğu, bu durumda davalı bankanın kusurundan söz edilemeyeceği, davacı şirketin, hesabının bulunduğu davalı bankadan dava tarihinden önce de, sonrasında da talimat yazısıyla para çektiği, dolayısıyla para çekme işlemlerinde aynı yöntemi uyguladığı, davacı şirketin öteden beri davalı banka ile çalıştığı, bu bankada bir hesabının bulunduğu, aralarında ticari anlamda bir güven ilişkisi kurulduğu,
dava dışı ... tarafından yapılan diğer para çekme işlemlerinde de aynı talimat yazılarının bulunduğu, dava konusu ilk işlem tarihinden dava konusu tarihe kadar yedi ayı aşan bir süre geçtiği, davacı şirketin kontrol etme yükümlülüğünü yerine getirmediği, davacının kusurlu olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalı vekilinin temyizine gelince; mahkemece, davanın esastan reddedilmesi karşısında, kendisini vekil ile temsil ettiren davalı yararına nisbi vekalet ücreti yerine, yazılı şekilde maktu vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değil ve kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamaya gerektirmediğinden, HUMK.nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün, aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/5372, K. 2013/21421, 26 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama