KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/5607 E., 2013/18226 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Ekim 2013
- Mahkemesi
- İSTANBUL 1. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
389 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29.12.2011 tarih ve 2010/152-2011/261 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin sağlık sektöründe faaliyet gösteren uluslararası bir firma olduğunu, müvekkilinin dünya çapında pek çok marka tescilinin bulunduğunu, bunlardan birinin de PLIAZON ibareli markası olduğunu, müvekkilinin TPE nezdinde PLIAZON ibareli markayı tescil ettirmek üzere müracaat ettiğinde, davalının 2003 02736 Nolu PIOZON ibareli markasının bulunması nedeniyle başvuruya itirazı üzerine marka müracaatının reddedildiğini, ancak davalının tescilli markasını kesintisiz olarak 5 yıl süre ile markasını kullanmadığını, bu nedenle davalı adına tescilli bu markanın hükümsüzlüğünü ve sicilden terkinini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, yetki itirazında bulunmuş, esasa ilişkin olarak müvekkilinin dava konusu PIOZON markasını ciddi anlamda kullandığını, Sanovel firmasının ilaç ruhsat başvurusunda bulunduğunu ve davacının kötü niyetli olarak dava açtığını, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu, Sağlık Bakanlığı kararı ve tüm dosya kapsamına göre, davanın, kesintisiz 5 yılı aşkın bir süre kullanılmadığı gerekçesiyle davalının tescilli markasının hükümsüzlüğü ve sicilden terkini talebine ilişkin olduğu, Sağlık Bakanlığı yazısından davalının tescilli markasını kullanacağı ilaç başvuru prosedörü aşamasında Bakanlığın istemi üzerine isim değişikliğine gidilmesi nedeniyle markanın kullanılamadığının anlaşıldığı,
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 2009/3572 esas ve 2011/2186 karar sayılı 03/03/2011 tarihli emsal kararında Sağlık Bakanlığı’nca isim değişikliği halinde ilaç ruhsat başvurusu bulunmaması nedeniyle artık 5 yıl süre ile kullanmama eylemi için meşru bir mazeret olarak görülmeyeceği gerekçesiyle markanın haklı neden olmaksızın kullanılmadığının kabul edildiği, dava konusu ruhsat başvurusuna konu ilaç ismi değiştirildiğinden ve bakanlık kararının iptali için de herhangi bir dava açılmadığından markanın 5 yıllık süre içinde kullanılmadığının kanıtlandığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/5607, K. 2013/18226, 11 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama