İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2012/5787 K.2013/12255

Taraflar arasında görülen davada ... 19. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12/12/2011 tarih ve 2011/58-2011/94 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili katılma yolu ile davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde…

Esas2012/5787Karar2013/12255Tarih12 Haziran 2013Okuma5 dk · 975 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2012/5787 E., 2013/12255 K.·Mahkemesi :ticaret Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
12 Haziran 2013
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

975 kelime·5 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada ... 19. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12/12/2011 tarih ve 2011/58-2011/94 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili katılma yolu ile davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı; davalı şirketin hissedarı olduğunu, şirketin 17.03.2003 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararların mahkemece iptal edildiğini, 27.12.2006 tarihli genel kurulda alınan kararların iptali istemiyle açtığı davada alınan bilirkişi raporunda ise şirketin organsız kaldığı,

kayyum atanması gerektiği, yetkisiz yönetim kurulu tarafından yapılan çağrının geçersiz olduğu ve toplantıda alınan kararların yok hükmünde olduğu yönünde görüş bildirildiğini, anılan dava devam ederken bu kere yetkisiz yönetim kurulunun çağrısı üzerine yapılan 30.01.2008 tarihli genel kurul toplantısında, sırf hisselerini ele geçirmek ve kendisine zarar vermek kastıyla sermaye artırımı kararı alındığını, geçmiş yıllarda dağıtılmayan karın sermayeye dahil edilmesi kararının hissesine ve tazminata dönüşecek talep haklarına zarar verme amacı taşıdığını, %25 hissedar olan ortak için nakti sermaye artırımına gerek bulunmadığını ileri sürerek,

yetkisiz yönetim kurulunun çağrısı üzerine gerçekleştirilen 30.01.2008 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararların yok hükmünde olduğunun tespitine, bu mümkün olmazsa alınan kararların yasaya ve objektif iyiniyet kurallarına aykırı olması sebebiyle iptaline, yönetim kurulunun yetkisi bulunmadığından ve şirket organsız kaldığından şirkete kayyum atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili; 17.03.2003 tarihli genel kurul toplantısı ile ilgili davada sadece sermaye artışına ilişkin kararın iptal edildiğini, yönetim kurulunun seçimi, ibrası ve diğer hususlara ilişkin kararların geçerliliğini sürdürdüğünü, davacının 27.12.2006 tarihli genel kurul toplantısına karşı aynı nedenlerle açtığı davada ise mahkemece, yönetimin yetkili olduğuna ve kayyum atanmasına gerek bulunmadığına karar verildiğini, genel kurulun yasal çoğunlukla sermaye artırımı kararı aldığını, davacı dahil tüm ortakların artırım taahhütlerini yerine getirdiğini, şirketin sermaye yapısının sermaye artırımını zorunlu kıldığını, davacının amacının şirkete zarar vermek olduğunu, savunmuştur.

Mahkemece,iddia,savunma,toplanan kanıtlar, 25.08.2011 tarihli bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu genel kurulu toplantıya çağıran yönetim kurulunun şirketin 04.09.2006 tarihli genel kurul toplantısında seçildiği, anılan genel kurul kararının hükümsüzlüğüne yönelik olarak açılan davanın reddedildiği ve kararın kesinleştiği, yönetim kurulunun yetkisi bulunduğundan toplantıda alınan kararların yoklukla sakat olmadığı, şirketin organ eksikliği bulunmadığından kayyum atanması talebinin de yerinde olmadığı,

artırılan sermayenin %87,5'lik kısmının tüm pay sahiplerine bedelsiz olarak payları nispetinde geri döneceği ve davacı açısından zararlandırıcı bir durum bulunmadığı, ancak 266.496,41 TL'lik nakit artırımda MK'nun 2. maddesine göre iyi niyetli davranılmadığı ve TTK'nın 381. maddesine göre afaki iyi niyet kuralları doğrultusunda hareket edilmediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabülüne, davalı şirketin 30/1/2008 tarihli genel kurul toplantısında alınan 266.496,41 TL nakti sermaye artışına ilişkin kararın iptaline, davacının kayyum tayinine ilişkin talebi ile diğer fazlaya ilişkin isteminin reddine karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili ile katılma yoluyla davacı temyiz etmiştir.

1- Mahkeme ilamı, hükmü temyiz eden davacıya 20.02.2012 günü, davalı tarafın temyiz dilekçesi ise 28.02.2012 tarihinde tebliğ edilmiş ve hüküm anılan davacı tarafından HUMK'nın 433 ncü maddesinde öngörülen katılma yoluyla temyiz süresi geçirildikten sonra 13.03.2012 tarihinde temyiz edilmiştir. 01.03.1990 gün ve 3-4 sayılı Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kararı’nda süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında yerel mahkeme bir karar verilebileceği gibi, Yargıtay'ca da bir karar verilebileceği öngörüldüğünden HUMK’nun 432/4 nci maddesi uyarınca davacının temyiz isteminin süre yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.

2- Davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dava, davalı şirketin 30.01.2008 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararların yok hükmünde olduğunun tespiti, iptali ve şirkete kayyum atanması istemine ilişkindir.

Sermayenin artırılması kararı esas itibariyle ana sözleşme değişikliği mahiyetinde olup, dava ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK'nın 385. maddesi hükmü uyarınca ana sözleşmede değişiklik yapma yetkisi şirket genel kuruluna aittir. Bu yetki genel kurulun başka bir organa veya kişiye devredemeyeceği yetkilerdendir.

Aynı yasanın 381. maddesi gereğince genel kurul kararlarının kanuna, ana sözleşmeye veya objektif iyiniyet kurallarından birine aykırılığı sebebiyle iptali istenebilir. Böyle bir davada, koşullarının gerçekleşmiş olması halinde genel kurul kararının tamamen iptali, aksi takdirde davanın reddi gerekir.

Aynı gündem maddesi ile görüşülerek alınan bir kararın sadece bir kısmının iptali mahkemenin genel kurulun iradesinin yerine geçerek ana sözleşmede değişiklik yapması sonucunu doğurur ki, bu durumun TTK'nın 385. maddesine aykırılık oluşturacağı izahtan varestedir.

Somut olayda, davalı şirketin 30.01.2008 tarihli genel kurul toplantısında, gündemin 7. maddesi görüşülerek şirket sermayesinin 60.000,00 TL'den 2.200.000,00 TL'ye çıkartılmasına, bunun 1.872.771,21 TL'sinin sermaye düzeltilmesi olumlu farkından, 50.732,38 TL'sinin önceki dönemlerde dağıtılmayan kardan sağlanmasına, 266.496,41 TL'sinin ise ortaklarca nakden karşılanmasına karar verilmiştir.

Davacı, sırf hisseleri ele geçirilmek ve kendisine zarar verilmek kastıyla sermaye artırımı yapıldığını ileri sürerek artırım kararın iptalini istemiş, mahkemece, genel kurul kararının 266.496,41 TL'lik nakdi artırıma ilişkin kısmının iptaline, sair kaynaklardan yapılacak artırıma yönelik iptal isteminin ise reddine karar verilmiştir.

Ancak, az önce açıklandığı üzere genel kurulun iradesinin yerine geçilmesi sonucunu doğuracak şekilde hüküm tesisi doğru olmadığı gibi, esasen yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacının temyiz isteminin reddedilmiş olması sebebiyle, mahkemenin kısmen red kararı kesinleşip, davalı bakımından usulü kazanılmış hak doğurmuş olmakla, nakdi sermaye artışına ilişkin iptal isteminin de reddi gerektiğinden hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.

3- Kabule göre de; mahkemece alınan 04.11.2009 tarihli ilk bilirkişi raporunda sermaye artırımı kararında yasaya aykırı bir durum bulunmadığı belirtilmiş, 25.08.2011 tarihli ikinci bilirkişi raporunda ise nakdi artırımda iyiniyetli davranılmadığı ve TTK'nın 381. maddesine göre afaki iyiniyet kuralları doğrultusunda hareket edilmediğinden nakdi sermaye artışına ilişkin kararın iptalinin gerektiği yönünde görüş bildirilmiş, davalı vekilince ikinci rapora karşı gerekçeleri de açıklanmak suretiyle ciddi itirazlarda bulunulmuştur.

Bu durumda, mahkemece, iki rapor arasında oluşan çelişki giderilmeden ve davalı vekilinin ikinci rapora karşı yaptığı itirazlar değerlendirilmeksizin ikinci rapor benimsenerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmememiş, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacının temyiz isteminin HUMK’nın 432/4.maddesi uyarınca Reddine, (2) ve (3) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 12.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/5787, K. 2013/12255, 12 Haziran 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/5787
Karar No
2013/12255
Tarih
12 Haziran 2013

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2012/5790 K.2013/10092
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2012/5790 K.2013/12640
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2012/5791 K.2013/10683
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2012/5802 K.2013/17617
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2012/5804 K.2013/13582
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2012/5807 K.2013/14170

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.