KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/5846 E., 2012/18632 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Kasım 2012
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
379 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28/04/2011 tarih ve 2008/818-2011/70 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin ortağı olan müvekkilinin 09.04.2008 tarihinde tüm hisselerini devrederek ortaklıktan ayrılması aşamasında, tarafların hesap mutabakatı yapılamayan şirket müşterisi kalması ihtimaline binaen müşteri ödemeleri ile firma tahsilatı arasındaki farkın davacı tarafından ödenmesi konusunda anlaşma yaptıklarını, müvekkilinin bu durumda kullanılmak üzere teminat olarak yanında “müşteri mutabakatı içindir, 30.04.2008 tarihine kadar geçerlidir” ibaresi yazılı boş senet verdiğini, ancak davalı tarafça boş senede 78.000 TL bedel eklenerek müvekkili aleyhine icra takibi başlatıldığını,
senedin kayıt düşülen boş kısmının kesildiğini, bedelsiz senedin veriliş amacı dışında doldurularak takibe konulduğu belirterek senet ile ilgili olarak müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, takibin iptaline, %40 kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, şirket namına yapılan satışlar ile ilgili olarak malların bedelinin alınamaması halinde bu bedellerin davacı tarafça ödeneceğinin taahhüt edildiğini, bu kapsamda bazı malların bedellerinin ödenmemesi nedeniyle bononun takibe konulduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu senedin sadece müşteri hesaplarında herhangi bir mütabakatsizlik olması durumunda takibe konulabileceği ve davacının bundan sorumlu olacağının taraflar arasında açıkça kararlaştırıldığı, senet tutarının hangi işlemlerden kaynaklandığının açıkça belirlenemediği, takibin kötü niyetle yapıldığının ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile dava konusu 78.000,00 TL bedelli senetle ilgili olarak davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, %40 inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/5846, K. 2012/18632, 20 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama