KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/585 E., 2012/1956 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Şubat 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
359 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 29.09.2011 tarih ve 2011/507-2011/507 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati haciz kararına itiraz eden borçlu vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati haciz kararına itiraz eden vekili, ihtiyati haciz kararına konu çekin, çek vasfında bir belge olmadığını, üzerinde çek bedeli olarak yazı ile yazılması gereken bölüme yabancı dilde bedel yazıldığını, bu hususun 805 sayılı Türkçe Kullanılması Hakkındaki Kanunun 1. ve 4. maddelerine aykırı olduğunu, çekteki ciro silsilesinin tamam olmadığını, takip alacaklısı ile son cirantanın isimlerinin farklı olduğunu, bu nedenle takip yapanın yetkili hamil olmadığını, MÖHUK'un 32. maddesine göre takip alacaklısının yabancı olması nedeni ile teminat alınması gerektiğini, tüm bu nedenlerle İİK'nın 265. maddesinde sayılan ihtiyati haciz ve teminat şartlarının bulunmadığını ileri sürerek, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Alacaklı vekili, borçlu itirazlarının yerinde olmadığını, çekin unsurlarının bulunduğunu, bedelin yabancı dilde yazılmasının yasaya aykırı olmadığını, ciro silsilesinin kopuk olmadığını, son ciranta ile alacaklının aynı kişi olduğunu, ihtiyati haciz kararı verilirken teminat alındığını savunarak talebin reddini istemiştir.
Mahkemece, teminata ilişkin itirazın İİK'nın 259. maddesi uyarınca ihtiyati haciz tarihinde yürürlükte olan HUMK'un 96. maddesi dikkate alınarak 126.085,00 TL teminat alınmış olması nedeni ile geçerli kabul edilemeyeceği, diğer itirazların ise, İİK'nın 265. maddesinde belirtilen itiraz sebeplerinden olmadığı, İİK'nın 170/a maddesine göre şikayet yolu ile incelenmesi gerektiği, ayrıca TTK'daki çeke ilişkin hükümler doğrultusunda genel mahkemelerce esas yönünden açılacak davalarda değerlendirilebileceği gerekçesiyle ihtiyati haciz kararının kaldırılması talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati haciz kararına itiraz eden vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, ihtiyati haciz kararına itiraz eden borçlu vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/585, K. 2012/1956, 15 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama