KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/611 E., 2013/17506 K.·(Fikri Ve Sınaı Haklar Hukuk Mahkemesi Sıfatıyla) ... Şubesi Müdürlüğü
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Ekim 2013
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
568 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bursa 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27.09.2011 tarih ve 2008/397-2011/386 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 04.10.2013 günü hazır bulunan davacı asil ... ile vekili Av. ... ve davalı vekili Av.... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalının Bursa ili ... ilçesinde maliki bulunduğu taşınmazın FSEK’ya istinaden proje eser sahibi olduğunu, davalının söz konusu taşınmazda FSEK’nın 16. ve 21. maddelerine aykırı şekilde müvekkilinin bilgisi ve izni olmadan ciddi değişiklikler yaptığını, bu durumun ...
Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2007/119 D.İş. sayılı dosyasında alınan raporlarla tespit edildiğini, yapılan değişikliklerle binanın özgün mimarisinin bozulduğunu, projeye aykırı değişikliklerle müvekkilinin 5846 sayılı Yasa’dan kaynaklanan haklarının ihlal edildiğini ileri sürerek, 5846 sayılı FSEK uyarınca inşaatın projeye uygun hale getirilmesine, 5846 sayılı Yasa'nın 66. ila 70. maddeleri uyarınca fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 10,000,00 TL maddi, 50,000,00 TL manevi tazminatın tahsilini talep etmiş, ıslahla maddi tazminat talebini 55,170,00 TL'ye çıkartmıştır.
Davalı vekili, müvekkilince yapılan değişikliklerin binanın statiğini etkilemeyen, yeni bir proje yapılmasını gerektirmeyen, zaruri tadilatlar olduğunu, bu nedenle yapılan tadilatların FSEK hükümlerine aykırılık oluşturmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, 5846 sayılı FSEK’nın 2/3. maddesinde mimari projelerin ve FSEK’nın 4/3 maddesinde mimari eserlerin sahibinin hususiyetini taşıması, sahibinin hususiyetini yansıtacak düzeyde şekillenmiş olması ve fikri çabanın ürünü olması şartıyla ayrı ayrı koruma altına alındığı, davacının proje müellifi olduğu yapı ve projenin FSEK kapsamında eser olarak korunabilme şartlarına sahip olmadığı, hususiyet arzetmediği, estetik vasıf taşımadığı,
bir proje ilim ve edebiyat eseri olsa dahi her zaman güzel sanat eseri sayılmayabileceği, mimari projeler uygulandığı takdirde ortaya çıkan bina FSEK’nın 4. maddesine göre ancak mimarlık eseri ve dolayısıyla güzel sanat eseri sayıldığı takdirde korunmaya değer olduğu, bu çerçevede davacının mimari projesinin 5846 sayılı FSEK’nın 2.b.3 maddesi anlamında bir ilim ve edebiyat eseri sayılacağı, ilim ve edebiyat eseri türündeki bir mimari projede, eser sahibinin hakkının projeye ilişkin olduğu, mimari projenin eser sahibinin, yapıda değil, projede eser sahibi bulunduğu,
buna göre davacının mimari projesinde değişiklik yapıldığından söz edebilmek için, imar müdürlüğüne verilen mimari projesinde sonradan rızası dışında bir değişiklik yapılması gerektiği, dosya kapsamından davalının dava konusu değişikliği ve ilaveleri ...
Belediyesi İmar Müdürlüğü’ndeki onaylı mimari projede yaptığına ilişkin bir kanıt bulunmadığı, davacının, eser sahipliği projeye ilişkin olduğundan ve mimari proje değiştirilmediğinden değişiklik yapı malikince mülkiyet hakkının kullanımı kapsamında yapıda gerçekleştiğinden eserde değişiklik söz konusu olmayıp davacının eser sahipliğinden doğan haklarının ihlal edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davacının eser sahipliğinin dava konusu binaya uygulanan mimari proje üzerinde gerçekleşmesi nedeniyle davalı tarafından bizzat bu proje üzerinde bir değişiklik yapıldığının kanıtlanamamış olmasına ve ayrıca tadilat projesi çizilmesinin de FSEK kapsamında davacının haklarının ihlali sonucu doğurmamasına göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/611, K. 2013/17506, 4 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama