KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/6334 E., 2012/18532 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Kasım 2012
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
528 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04/05/2011 tarih ve 2009/606-2011/200 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi .....tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin sigorta ve reasürans brokeri olup davalı ile sözleşme imzaladığını, sözleşme gereği dava dışı Hacıoğlu Boya Kimya Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin davalıdan poliçe almasına aracılık ettiğini, poliçe karşılığında müvekkilinin lehtar olduğu iki adet çeki davalı ... şirketine vermesi için müvekkiline teslim ettiğini, müvekkilinin de ciro ile çekleri davalıya teslim ettiğini, dava dışı şirketin iflas etmesi nedeniyle davalının ciroya dayanarak müvekkili hakkında icra takibi yaptığını ancak dava konusu borcun dava dışı şirketin davalıya olan prim borcu olduğunu,
taraflar arasındaki protokole göre müvekkilinin prim borçlarından dolayı sorumluluğunun ve asıl olan temeldeki ilişkiye göre müvekkilinin davalıya bir borcunun olmadığını ileri sürerek, müvekkili hakkında yapılan icra takip miktarı 45.649.60 TL borçlu olmadığının tespitini talep etmiş, dava devam ederken icra takibi nedeniyle ödeme yapmak zorunda kaldığını belirterek ödediği 54.234 TL'nın istirdadını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili ile davacı arasında yapılan protokol gereği davacının poliçelerin prim tahsilatlarını yapma hakkı olduğu, komisyon ücreti düşüldükten sonra kalan kısmın müvekkiline ödendiğini, dava dışı Hacıoğlu Boya Kimya ve Sanayi Ticaret A.Ş.'den primleri çek ile tahsil ettiğini, cirantanın da keşideci ile beraber sorumluluğunun bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, davacının çekleri ciro etmekle kambiyo senedi vasfındaki çek üzerindeki mücerret bir borçlanma iradesini ortaya koyarak kambiyo ilişkisine dahil ve çek borçlusu sıfatıyla ciro zincirindeki diğer kişilere karşı borçtan sorumlu olduğu, davacının çek keşidecisi ile arasındaki münasebetlere dayanan defileri davalı şirkete karşı ileri süremeyeceği, davalının borçlunun zararına hareket ettiğinin de ispatlanmadığı, iyiniyetli hamil olduğu, taraflar arasındaki protokolde yer alan davalı adına prim tahsil etme yetkisi kapsamında iddiasının kambiyo senedi vasfındaki davaya konu çeklerdeki ciro nedeniyle dikkate alınamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, icra takibi nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti ve istirdat davası olup, mahkemece takibe konulan çekte davacının ciranta olduğu, ciranta olan davacının çeki ciro etmekle borçlanma iradesini ortaya koyduğu, borçlunun zararına hareket ettiğinin de ispatlanamadığı ve davalının iyiniyetli hamil olduğu gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
Ancak, taraflar arasında düzenlenen 08.03.2007 tarihli protokol hükümlerine göre davacı, davalıya broker olarak hizmet vermekte olup, anılan protokolün 3. maddesinde "prim borçları broker tarafından taahhüt edildiği anlamına gelmemek kaydıyla broker tarafından sigortalıdan tahsil edilir" hükmü mevcuttur.
Takibe konulan çeklerin davacının aracılık ettiği iş nedeniyle dava dışı sigortalıdan prim borcu nedeniyle alındığı, davacı brokerin lehtar olarak gösterilmesi nedeniyle ciro edilerek davalı ... şirketine verildiği, davacının bu çeki ciro etmekteki amacının dava dışı kişiden çekle tahsil edilen primi davalıya aktarmak olduğu anlaşılmakta olup, bu husus taraflar arasında ihtilafsızdır.
Bu durumda protokolün 3. maddesi gereğince davacının çekin ödenmemesinden sorumluluğu bulunmadığı gözetilmeksizin taraflar arasındaki sözleşme hükümleri gözardı edilip kambiyo hukukuna dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/6334, K. 2012/18532, 19 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama