KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/6348 E., 2012/13945 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
360 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Konya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21.03.2012 tarih ve 2011/12-2012/291 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı şirket vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 21.09.2012 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, Almanya Essen Eyalet Mahkemesi tarafından verilen 08.09.2009 tarihli 18 O 42/09 numaralı kararın kesinleştiğini ileri sürerek, tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı şirket vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, mümeyyiz davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkin olup, mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yabancı bir mahkeme kararının tenfiz edilmesi için öncelikle kararın usulünce kesinleşmiş olması gerekmektedir.
Davaya konu tenfizi istenen Essen Asliye Hukuk Mahkemesi’nin kararında, kararın bir suretinin davalıya 14.09.2009 tarihinde tebligat yolu ile tebliğ edildiği ve kararın kesinleşme tarihinin 07.06.2010 olduğu yazılı ise de dosyaya sunulan tebliğe ilişkin belgelerden kararın Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü aracılığı ile 07.06.2010 tarihinde davalı vekili Av. ...’na tebliğ edildiği anlaşılmaktadır. Ancak, kararın adı geçen davalı vekiline tebliğinden sonraki bir tarihe ilişkin kesinleşme şerhi karar üzerinde bulunmamaktadır.
Bu itibarla, mahkemece davaya konu kararın diplomatik yolla davalıya tebliğ edildiği tarihten sonrası için yasal yollara başvurulup başvurulmadığı, dolayısı ile kararın kesinleşip kesinleşmediğinin tesbiti ile oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/6348, K. 2012/13945, 21 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama