KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/662 E., 2012/893 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Ocak 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
409 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28/04/2009 gün ve 2004/1046-2009/202 sayılı kararı onayan Daire’nin 22/09/2011 gün ve 2009/11626-2011/10702 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin murisi .........,in davalı şirketin (1000) TL itibari kıymete sahip 5 adet (B) grubu kurucu hissesi bulunduğunu, murisin vefatına kadar tüm sermaye artışlarına katıldığını ve tek mirasçısının müvekkili olduğunu, halen hamiline yazılı bu hisselerden 4 adedinin müvekkili elinde bulunduğunu ileri sürerek, bu güne kadar yapılan sermaye artışlarından kaynaklanan veya mevcutla değiştirilen karşılık ve hisse senetlerinin müvekkiline verilmesini, bu hisselere karşılık kar payı olarak şimdilik (500.000.000) TL’nın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili, davacının murisinin 11.10.1989 tarihinde (4.500) adede ulaşan hissesini bu tarihten sonra ...’ye devrettiğini ve hissesi kalmadığını, bu tarihten sonra vefat ettiği tarihe kadar herhangi bir başvuruda bulunmadığı gibi genel kurullara da katılmadığını, davacının elindeki hisselerin devir sırasında unutulduğu veya geçerliliğini kaybettiği için devralana teslim edilmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, müvekkilinin 1994 yılında tüm ortaklık paylarını satarak ortaklıktan ayrıldığını, davacının murisinin hisse senetlerini müvekkiline devredilip devredilmediği konusunda hiçbir bilgiye sahip olmadıklarını, kayıtların şirketin ilgili birimleri tarafından tutulduğunu, ancak murisin bu güne kadar bir hak talep etmediğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, 11.09.1987 tarihli ana sözleşme değişikliği sonrasında şirkete ait tüm hisselerin nama yazılı hale geldiği, bu suretle iptal edilen B grubu hamiline yazılı hisse senetlerinin geçerliliğinin kalmadığı, davalı şirketin 02.01.1995 tasdik tarihli pay defterinde davacı murisinin ismine rastlanmadığı, bu durumun müteveffanın bahsedilen tarihte davalı şirket hisselerine sahip olmadığı şeklinde yorumlanmasının gerektiği, gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiş; kararın davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 22/09/2011 tarihli kararıyla yerel mahkeme kararının onanmasına hükmedilmiştir.
Davacı vekili, bu kez, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/662, K. 2012/893, 27 Ocak 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama