KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/6822 E., 2012/10887 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
436 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Çeşme Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22/12/2011 tarih ve 2009/67-2011/416 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar ... ve ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalılardan ... 'in iki ortaklı limited şirketin sahibi olduklarını, ortaklara münferiden şirketi temsil yetkisi verildiğini, davalı ...'in kendisine verilen yetkiyi kötüye kullanarak, şirkete ait tek taşınmazı eşinin kız kardeşi diğer davalı ...'e sattığını, yapılan bu devir işleminin müvekkilinden mal kaçırma amacı ile yapıldığını, satışın TTK'nın 443/2 maddesi gereğince ancak şirket genel kurulunun vereceği kararla mümkün olduğunu, davalı ...'in satışın ertesi günü taşınmaz üzerine davalı banka lehine ipotek tesis ederek kredi çektiğini,
yapılan satış işleminin batıl olması nedeni ile tesis edilen ipotek işleminin de geçersiz olduğunu ileri sürerek, satışın iptali ile dava konusu taşınmazın şirket adına tapuya tesciline ve hükümsüz kalan ipotek işleminin de iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalılar vekili, davaya konu işlem yine şirket tarafından yapıldığından davalı ve davacı sıfatlarının aynı kişide birleştiğini, davalı ...'nun şirkete 111.000 TL ödediğini, ancak taşınmazın değerinin eksik gösterildiğini, ayrıca taşınmazın inşaat halinde satıldığını savunarak, husumet yönünden ve esastan davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu taşınmazın satış tarihindeki değerinin 328.000 TL olduğu ancak 45.000 TL'ye satıldığı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 14.12.2005 tarih 2005/1-686 esas 2005/728 karar sayılı kararından da açıkça anlaşılacağı üzere limited şirket ortağının şirkete ait taşınmazın şirket müdürü tarafından satılması halinde satışın iptali hususunda dava açabileceği, taşınmazın satıştan evvel şirketin tek gayrimenkulu olduğu, taşınmazın satışı için TTK'nın 443/2. maddesinin
şirket ortaklar kurulunun çoğunlukla aldığı kararı aradığı, oysa bu kararın alındığına dair davalı tarafça herhangi bir itiraz ileri sürülmediği, şirket yönetim kurulu veya temsilcisinin ancak şirket maksat ve konusuna göre her nevi iş ve hukuki işlemi şirket adına yapmaya yetkili olduğu, bunun dışına çıkan bir işin veya hukuki işlemin şirket yönetim kurulu veya temsilcisi tarafından yapılabilmesinin ancak genel kurulun vereceği bir yetki ile mümkün olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalılar ... ve ... vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar ... ve ... vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/6822, K. 2012/10887, 25 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama