KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/7553 E., 2012/10345 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
334 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19.03.2010 gün ve 2008/250-2010/71 sayılı kararı bozan Daire’nin 06.02.2012 gün ve 2010/9324-2012/1409 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait “ALDI” markasının Türkiye ve birçok ülkede tescilli olduğunu, tanınmış marka olarak tescili için yapılan başvurunun “tanınmışlığa delil olarak sunulan belgeler, promosyon, reklam/tanıtım faaliyetleri gibi unsurların Türkiye’de yaygın olarak kullanılmayan markaya tanınmışlık kazandıracak seviyede olmadığı” gerekçesi ile TPE YİDK tarafından reddedildiğini ileri sürerek TPE YİDK kararının iptalini, “ALDI” markasının tanınmış marka olduğunun tespitini ve sicile tescilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bir markanın dünyanın birçok ülkesinde tescilli olmasının veya marka sahibi şirketin dünyanın değişik yerlerinde faaliyet gösteriyor olmasının o markanın tanınmış marka olduğu anlamına gelmeyeceği, markanın en azından kullanıldığı emtiaları/hizmetleri tüketen/yararlanan orta düzeydeki tüketiciler açısından tanınması gerektiği, davacı markasının yurt dışında bir kısım ülkelerde tanınmış marka olarak kabul edilmesinin, Türkiye'de de tanınmış marka olarak kabul edilebileceği anlamına gelemeyeceği,
Türkiye'deki haksız rekabete dayalı açılan davalarda yurtdışında tescilli ALDI markasının yurtdışındaki tanınmışlığı yönünden ve dürüst tacir olması sıfatları yönünden inceleme yapıldığı, bu nedenle işbu davadaki tanınmışlığa karine olamayacağı gerekçesiyle davanın reddine dair tesis edilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştur.
Davalı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/7553, K. 2012/10345, 12 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama