KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/7687 E., 2013/6380 K.·Mahkemesi :fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Nisan 2013
Karar Metni
301 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada ... . Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07.02.2012 tarih ve 2011/123-2012/28 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ".../..." ibareli tanınmış markanın sahibi olduğunu, davalının, bu marka ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki "... ..." ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı ...’ne başvuruda bulunduğunu, itirazlarının ... tarafından reddedildiğini, markaların benzer ve tescil kapsamındaki 41 ve 43. sınıftaki hizmetlerin de aynı olduğunu, iltibas ve haksız yararlanma riski bulunduğunu, ileri sürerek 2011-M-... sayılı ... kararının iptalini, tescili halinde markanın hükümsüzlüğünü ve sicilden terkinini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, davalı başvurusu ile davacı markasının arasında işaret ve kapsamlarındaki hizmetler bakımından benzerlik bulunmadığını, karıştırılma ihtimalinden söz edilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili, tescili talep edilen "... ..." ibaresinin, davacıya ait ".../..." ibareli markadan farklı olduğunu, markaların karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, başvuru ve itiraza dayanak markadaki “...” ve “...” baskın ve ayırt edici unsurlarındaki ilk harf farklılığının başvuruyu davacı markasından görsel, işitsel, anlam ve genel izlenim itibariyle yeterince farklılaştırdığı, karıştırılma ihtimalinin ve KHK’nin 8/1-b hükmü anlamında tescil engelinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/7687, K. 2013/6380, 1 Nisan 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama