KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/8253 E., 2012/11779 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Temmuz 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
324 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bafra 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13/06/2012 tarih ve 2011/50-2011/50 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati haciz isteyen alacaklı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati haciz isteyen alacaklı vekili, borçluların genel kredi sözleşmesine istinaden kredi kullandıklarını, Kadir Bahçevanlı'nın asıl borçlu, diğer borçluların müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla sözleşmeyi imzaladıklarını, kredi borcunun ödenmediğini, borçluların alacaklılardan mal kaçırma hazırlıkları içerisinde bulunduklarını belirterek ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, yapılan incelemede, 4077 sayılı Yasa'nın 10/2 maddesi gereğince tüketici kredisinin teminatı olarak şahsi teminat verildiği hallerde kredi verenin asıl borçluya başvurmadan kefilden borcun ifasını isteyemeyeceği, diğer taraftan, kredi hesabının kat edilerek borcun ödenmesi için borçlulara ihtarname gönderildiği, ihtara rağmen borcun ödenmediği, alacağın rehinle teminat altına alınmamış olduğu gerekçesiyle borçlu Kadir Bahçevanlı yönünden ihtiyati haciz talebinin kabulüne, kefiller ... ile Reşat Aslan yönünden talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati haciz isteyen alacaklı vekili temyiz etmiştir.
Talep, banka genel kredi sözleşmesine dayalı ihtiyati haciz istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçelerle asıl borçlu yönünden talebin kabulüne, müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla sözleşmeyi imzalayanlar yönünden talebin reddine karar verilmiştir.
Ancak, dosyaya ibraz edilen 25.06.2008 tarihli genel kredi sözleşmesine dayalı olarak ihtiyati haciz talebinde bulunulmuş olup, mahkemece sözleşmenin tüketici sözleşmesi olarak kabulü ve bu suretle kefiller yönünden ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. Nitekim, 25.06.2008 tarihli sözleşmenin tüketici sözleşmesi olduğu dosya kapsamından anlaşılamamakta, buna ilişkin dosyada herhangi bir bilgi ve belge bulunmamaktadır.
Bu kapsamda, müşterek borçlu müteselsil kefiller yönünden talebin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenlerle ihtiyati haciz isteyen yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/8253, K. 2012/11779, 3 Temmuz 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama