KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/8315 E., 2012/12028 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Temmuz 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
321 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11.11.2009 gün ve 2009/585 - 2009/622 sayılı kararı onayan Daire’nin 28.03.2012 gün ve 2012/1879 - 2012/4903 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin yatırılan paranın istenildiği an geri alınabileceği, yüksek faiz verileceği garantisiyle davalı şirketin “kâr ve zarara katılım hesabına” 10.407 DM yatırdığını, talep edildiği halde paranın iade edilmediğini, ardından davalı İhlas Finans Kurumu A.Ş.’nin faaliyet izninin kaldırıldığını, diğer davalıların davalı şirketin yöneticileri olduklarını, yasa dışı para toplama faaliyetinden şahsi sorumluluklarının bulunduğunu ileri sürerek; 10.407 DM karşılığı olan 5.321,00 EURO.’nun tahsil tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Kanun’un 4/A maddesi gereğince hesaplanan temerrüt faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Tasfiye Halinde İhlas Finans Kurumu A.Ş. vekili müvekkilinin tasfiye sürecine girdiğini, tasfiye sürecinin tamamlanmasıyla tasfiye bakiyesi kaldığı takdirde davacının dava konusu alacağı için talepte bulunabileceğini, alacağın muaccel olmadığını, davanın bu aşamada erken açıldığını savunarak; davanın reddini istemiştir.
Davalılar Ahmet Mücahit Ören ve ... vekilleri, davacının diğer davalı şirket hesabına para yatırdığını, müvekkillerinin sorumluluklarının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar, davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Bu kez davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/8315, K. 2012/12028, 5 Temmuz 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama